Yeni Başlayanlar için: Alt-right

0
74

Alt-right (alternative right) ya da Türkçe ifadeyle alternatif sağ, beyaz ırk milliyetçiliği uğruna ana akım muhafazakarlığı reddeden aşırı sağcı ideolojilere sahip genel olarak tanımlanmış bir gruptur.

Beyaz üstüncülük (white supremacy) uzmanı Richard Spencer, beyaz ulusçuluğa (white nationalism) odaklanan bir harekete atıfta bulunarak 2010’da bu terimi ortaya attı ve Associated Press’e göre açık ırkçılığı, beyaz üstünlüğü, neo-faşizmi ve neo-Nazizmi gizlemek için bu terimi kullandı. Alt-right terimi, 2016 Birleşik Devletler başkanlık seçimleri sırasında ve sonrasında önemli medya tartışmalarına neden oldu.

Alt-right lideri kabul edilen Richard Spencer.
Alt-right lideri kabul edilen Richard Spencer.

Alt-right nedir?

Alt-right çoğunlukla, Neo-Nazizm, nativizm (yerlilerin hak ve çıkarlarını koruma siyaseti) ve İslamofobi, antifeminizm, kadın düşmanlığı ve homofobi, sağ siyaset popülizmi ve neo-reaksiyoner (yeni-tepkicilik) hareketler ile örtüşen, tecrit edici, korumacı, antisemit ve beyaz üstünlükçü olarak tanımlanmaktadır. Konsept, ayrıca Amerikan milliyetçileri ve monarşistler, erkek hakları savunucuları ve Donald Trump’ın 2016 başkanlık kampanyası gibi çeşitli gruplarla ilişkilendirildi.

Alt-right’ın kökleri, anonim kullanıcıların ideolojiyi ifade etmek için İnternet memeleri oluşturdukları ve kullandığı 4chan ve 8chan gibi internet sitelerinde bulunabilir. İnsanların bu tür sitelerde yazdıklarının ne kadarının ciddi olduğunu ve insanları kışkırtmak için yazıldığını, ne kadarının tasarlandığını söylemek zordur. Alt-right üyeleri, Alternatif Sağ Blog, Twitter, Breitbart ve Reddit gibi web sitelerini kendi mesajlarını iletmek için kullanırlar. Alt-sağ yayınlar genellikle Donald Trump ve Mike Pence’in politikalarını destekler ve göçmenlik, çok kültürlülük ve politik doğruluk konularına karşı olur.

Alt-sağın, Trump Yönetimi ile yakın ilişkileri olması ve siyaset desteğini kazanan Sailer Stratejisi gibi stratejiler ile birlikte Birleşik Devletler’deki muhafazakâr düşünce üzerinde önemli bir etkisi oldu. 2016 seçimlerinde Trump’ın kazanmasının önemli bir nedeni olarak gösteriliyor. Trump yönetimi, eski Beyaz Saray Baş Stratejisti Steve Bannon gibi alt-sağ ile ilişkili birkaç figürü içeriyor. Bannon, 2016’da Breitbart’ı ideolojiyi teşvik etme amacı ile “alternatif sağa yönelik bir platform” olarak kurdu.

Etimoloji

Kasım 2008’de paleo-muhafazakar filozof Paul Gottfried, H. L. Mencken Kulübü’ne “alternatif sağ” diye adlandırdığı şey hakkında hitap etti. Bu, muhafazakar Taki dergisinde “Alternatif Sağın Düşüşü ve Yükselişi” başlığı ile Aralık ayında yayınlandı ve bu, alt-right teriminin Slate’e göre mevcut bağlamında ilk kullanımıydı. 2009’da Patrick J. Ford ve Jack Hunter tarafından Taki dergisinde yayınlanan iki yazı daha alternatif sağ üzerinde durdu. 2016’dan bu yana, bu terim, Ulusal Politika Enstitüsü başkanı ve Alternatif Sağın kurucusu Richard B. Spencer‘e yaygın olarak atfedildi.

Düşünce Sistemi

Associated Press alt-sağ hakkında şunları yazdı:

Alt-sağ veya alternatif sağ şu anda bazı beyaz üstüncüler ve beyaz milliyetçiler tarafından kendilerine ve onların ABD’de beyaz ırkın korunmasına vurgu yapan ideolojilerine atıfta bulunan bir isimdir. Buna ek olarak, sınırlı hükümet, düşük vergiler ve katı yasalar gibi geleneksel muhafazakar konumdadır. Hareket, ırkçılık, beyaz milliyetçilik ve popülizmden oluşan bir karışım olarak nitelendirildi … “çok kültürlülüğü” ve beyaz olmayanlara, kadınlara, yahudilere, müslümanlara, eşcinsellere, göçmenlere ve diğer azınlıklara daha fazla hak verilmesini eleştirir. Üyeleri, inanç, cinsiyet, etnik köken veya ırka bağlı olmaksızın herkesin kanunlar çerçevesinde eşit olması gerektiğini dikte eden Amerikan demokratik idealini reddeder.”

Columbia Journalism Review’daki makaleye göre, resmi bir organizasyonları yok ve alt-sağın bir hareket olarak kabul edilip edilemeyeceği belli değil: “Anonim çevrimiçi toplulukların bulanık doğası nedeniyle, kimse alt-sağcıların kim olduklarını ve neyin onları motive ettiği konusunda pek emin değil.” belirtildi. Kendi savunucularının çoğu sıklıkla şaka veya iddialı bir yanıt alabilmek için insanları kışkırtmaya çalıştıklarını iddia ediyor.

Beyaz milliyetçilikle bağı

Beyaz üstüncülük (white supremacist) uzmanı Richard Spencer, beyaz ulusçuluğa odaklanan bir harekete referans alarak 2010’da bu ifadeyi kullandı ve bazı medya yayınları tarafından açık ırkçılığı, beyaz üstünlüğü ve neo-Nazizmi örtmek için bu ifadeyi kullanmakla itham edildi. Spencer alt-sağı “beyaz Amerikalılar ve tüm dünyadaki Avrupalılar için kimlik politikası” olarak tanımladı.

Beyaz milliyetçilik etiketi Allum Bokhari ve Milo Yiannopoulos gibi bazı siyasi yorumcular tarafından tartışılırken, neo-Nazi web sitesi The Daily Stormer’dan Andrew Anglin ve Fash the Nation’dan Marcus Halberstram gibi figürler, bu terimi hareketlerinin temel felsefesi olarak benimsedi.

Alt-right temsilcilerinden Milo Yiannopoulos.
Alt-right temsilcilerinden Milo Yiannopoulos.

Hareketi “saldırganlık uğruna saldırganlık” olarak niteleyen Washington Post gazetesine verdiği bir demeçte, Anglin; “Hayır değil, amacımız beyaz uluslardan beyaz olmayanları etnik açıdan temizlemek ve otoriter bir hükümet kurmak” diyor. İnsanlar ayrıca Yahudilerin imha edilmesi gerektiğine inanıyorlar” diye ekliyor.

Anti-feminizm

Alt-sağ sıklıkla “kadın düşmanı” olarak tanımlanır ve “kadın karşıtı” görüşe destek olur. Alt-sağda feminizm ve kesişimselliğe (kadınların sosyal konumlarının cinsiyetleri dışında sınıf ve etnik kökenleri tarafından da etkilendiğini savunan görüş) karşıtlık çok yaygındır. Alt-sağa hakim ideoloji, erkek hakları hareketi ile önemli bir kesişime sahiptir.

Tarihçesi

Ekonomist Jeffrey Tucker’e göre, alt-right “Friedrich Hegel’den Thomas Carlyle’e, Oswald Spengler’den Madison Grant’a Othmar Spann’a, Giovanni Gentile’den Trump’ın konuşmalarına kadar uzun ve kasvetli bir düşünce geleneğini” devralır. Alt-sağ yanlıları “elitlerin yönettiği ve kölelerin itaat ettiği çağı altın çağ olarak görür” ve “kimlik her şeydir ve kimlik kaybı, insanın kendisine karşı işleyebileceği en büyük suçtur” derler.

Breitbart yazarları Allum Bokhari ve Milo Yiannopoulos, Mart 2016’da CNN’in manifesto olarak nitelendirdiği alt-sağla ilgili bir yazı yayınladılar. Bu yazıda, alt-sağın, Avrupa’nın çeşitli New Right (Yeni Sağ) hareketlerinin yanısıra, Amerika Birleşik Devletleri’nin Eski Sağ hareketlerinden türetildiği ve hareketin Oswald Spengler, Henry Louis Mencken, Julius Evola gibi düşünürlerin yanısıra modern dönem düşünürlerden Paleo-muhafazakar Patrick J. Buchanan ve Samuel T Francis’in etkisinde kaldığı belirtildi.

The New Republic’in baş yazarı Jeet Heer, alt-sağın, özellikle göçü sınırlayan ve açıkça milliyetçi bir dış politikayı destekleyen konumuyla ilgili olarak, paleo-muhafazakarlık ile arasında ideolojik bir köken olduğunu söyler.

The Guardian’ın yaptığı bir analizde, alt-sağın atası olarak Yeni Sağ’ın etno-ulusçuluğu tanımlanır. Washington Post’ta yazan Matthew Sheffield, alt-sağın anarko-kapitalist ve paleo-liberteryen teorisyen Murray Rothbard‘ın özellikle ırk ve demokrasi üzerine kuramsallaştırdığı ve 2008’de Ron Paul’un da desteklediği teorilerin etkisinde kaldığını söyledi.

Alt-sağ ideolojinin önde gelen teşvikçileri arasında Vox Day, Steve Sailer, Richard Spencer ve Brittany Pettibone vardır.

Donald Trump Seçim Kampanyası

Alt-sağ terimi 2016 ABD başkanlık seçimlerinde, özellikle Trump’ın Breitbart News başkanı Steven Bannon’ı Ağustos’daki Trump kampanyasının CEO’luğuna atamasının ardından önemli medya dikkati ve tartışmalara neden oldu. Steve Bannon, Breitbart Haber’den “alt-sağ için bir platform” olarak bahsetti. Alt-sağ Donald Trump’ın 2016 başkanlık kampanyasını desteklemek için şiddetle çalıştı. Kampanya sırasında Hillary Clinton alt-sağı “ırkçı düşünceler … anti-Müslüman, göçmen karşıtı, kadın karşıtı fikirler” olarak değerlendirdi ve Trump’ı alt-sağı “ana akım”a sokmakla suçladı.

Seçim sonrasında, özellikle Richard Spencer’ın ev sahipliği yaptığı Beyaz Saray yakınlarındaki bir seçim sonrası kutlama toplantısında, medyada dikkat arttı. Spencer, bir toplantı sırasında çeşitli Nazi propaganda ifadeleri kullandı ve toplantıyı “Hail Trump, yaşasın milletimiz, yaşasın zafer” sözleriyle kapadı. Buna karşılık, Spencer destekçileri Nazi selamı verdi ve Nuremberg mitinglerinde kullanılan Sieg Heil sloganına benzer bir slogan attılar. Spencer, Nazi selamının “ironi ve coşkunluk” ruhuyla verildiğini savundu. Associated Press, “şu anda bazı beyaz üstüncüler ve beyaz milliyetçiler tarafından benimsenen” “alt-sağ” etiketini, “öncelikli olarak taraftarlarının gerçek inançlarını daha az izleyici kitlesi için daha az açık ve daha kabul edilebilir kılmak için bir halkla ilişkiler aracı olarak kullanıyorlar” dedi. AP, daha önce bu tür inançları “ırkçı, neo-Nazi veya beyaz üstüncü” olarak nitelendirdiğini söyledi.

Tepkiler

Bazı muhafazakârlar alt-right hareketini memnuniyetle karşılasa da, anaakım sağ ve sol, özellikle ana akım liberalizm ve muhafazakârlık konusundaki düşmanlıklarına bakıldığında alt-right’ı ırkçı veya nefret sahibi olarak eleştirdiler.

The Federalist web sitesinde, muhafazakar siyaset bilimci Nathanael Blake, ırktan ziyade, Hıristiyanlık ve Greko-Romen felsefesinin Batı uygarlığının temellerini oluşturduğunu ve alt-sağın aslında Batılı uygarlığa savunmaktan ziyade saldırdığını belirtti.

National Review’a yazan David A. French, alt-right destekçilerini “wannabe faşistler” olarak tanımladı ve siyasete girmelerinden endişe duyduğunu belirtti.

The Weekly Standard’a yazan Benjamin Welton, alt-sağı “oldukça heterojen bir güç” olarak ve “solun ahlak bilincine kafa çeviren, ırkçı, homofobik ve seksist olarak adlandırılmayı onur kabul eden” bir oluşum olarak tanımladı.

New Yorker için yazan Benjamin Wallace-Wells, alt-right hareketini “aşırı sağa gevşek bağlarla bağlı” olarak nitelendirdi. Amerikan siyasetinde geleneksel sağcılardan farklılıklarının, maddeden çok bir stil meselesi olduğunu söyledi.

Alabama Üniversitesi’nden Profesör George Hawley, alt-sağın ilerlemeciliğe ana akım muhafazakâr hareketten daha büyük bir tehdit oluşturabileceğini öne sürdü.

2017’de Reddit, anti-doxxing politikasını ihlal ettiği için r/altright grubunu yasakladı.

Facebook Yorumları

CEVAP VER