Şia ile İsmaili Arasındaki Fark

Şia ile İsmaili Arasındaki Fark: Şiiler ve İsmaililer müslüman toplumundaki iki farklı mezheptir. Şiiler sünnilerden sonra dünyadaki ikinci büyük mezheptir. İsmaili ise Şii topluluğun küçük bir parçasıdır.

Şiiler Şii islamın takipçileridir. Şiilar Ali’yi takip ederler. Şiiler peygamberin ailesi ehli beyt’e ve onun imam adı verilen torunlarına inanırlar ve ehli beytin hem topluluk üzerinde siyasi otoritesi hem de bir takım özel ruhani yanları olduğuna inanırlar. Şialar Muhammed’in kuzeni Ali’yi ilk imam olarak kabul ederler. Şialar ayrıca ilk üç halifenin otoritesini reddederler.

İsmaili Şia içindeki ikinci en büyük mezhebi oluşturur. Şia içindeki en büyük mezhep Onikiler denilen oniki imam mezhebidir. İsmaili ismi ruhani lider İsmail bin Cafer‘den gelir. İsmaililer İsmail bin Cafer’in ilahi olarak tayin edilen manevi bir lider ve halef olduğuna inanır. İsmaililer imam soyundan gelenleri takip eder. Birkaç farklı İsmaili alt grubu vardır. Bunlara Nizari topluluğu ya da Nizari İsmaililer denir. Nizari İsmaililer Aga Khan‘ın takipçilerinden oluşan en büyük İsmaili gruptur. İdeolojilerine Nizarilik denir. Davudi Buhra da bir diğer büyük İsmaili topluluktur.

Şia ile İsmaili Arasındaki Fark
İsmaili topluluk.

İsmaililik 10 ve 12. yüzyıllar arasında Fatimiler zamanında politik gücünün doruğuna çıkmıştır.

İsmaililer tek bir yaratıcıya ve Muhammed’in son peygamber olduğuna inanırlar.

8. yüzyılda Muhammed bin İsmail’in ölümüyle İsmaililik öğretileri “batın odaklı” dediğimiz günümüzdeki ezoterik halini aldı. Bu arada oniki imam denilen grup ise “zahir odaklı” islama yöneldi. İsmaililer mistik yol ve yaratıcının doğası gibi konularla ilgilenir. İsmaili düşünce yapısı Yeni Plantonculuk‘tan oldukça etkilenmiştir.

İsmaililik daha çok Pakistan, Afganistan ve Hindistan’da yaygındır. Fakat diğer islam ülkelerinde de az da olsa İsmaili topluluklar bulunur.

Şia ile İsmaili Arasındaki Fark

Şia ile İsmaili arasındaki fark özetlenecek olursa;

  • Şiilar Sünnilerden sonra islam dünyasından en büyük topluluktur.
  • İsmaililer ise Şiaların sadece bir koludur.
  • Şialar isimlerini Ali’yi takip etmekten alırlar, İsmaililer ise isimlerini İsmail bin Cafer’den alırlar.
  • Şiiler Ali’nin ilk imam ve Muhammed’in halefi olduğuna inanırlar. İsmaililer İsmail bin Cafer’in ilahi olarak tayin edildiğine ve halef olduğuna inanırlar. İsmaililer imamları takip ederler.

Taoizm ile Konfüçyanizm Arasındaki Fark

Taoizm ile Konfüçyanizm Arasındaki Fark: Taoizm ve Konfüçyanizm ya da Konfüçyüsçülük; sadece Asya sakinleri tarafından değil aynı zamanda dünya çapında birçok kişi tarafından bilinen en popüler felsefe ve ideolojilerdir. Her ikisi felsefe de bazı dinsel unsurlar içerse de; ilk bakışta birbiriyle çelişir görünürler. Ancak, daha yakından bakıldığında, insanın herşey ile ilgili benzer düşünme yöntemlerini iç içe geçirirler ve böylece belirli tanımlı bazı davranışsal kodlara liderlik ederler.

Taoizm ile Konfüçyanizm Arasındaki Fark
Tao ve Konfüçyüs

Her iki felsefe yine de bazı farklılıklar gösterir. En önemlisi, Konfüçyanizm daha dünyevidir. Bundan dolayı insanın sosyal yönü ve gündelik yaşamı üzerine yoğunlaşır. Konfüçyüsçülüğün savunucusu Konfüçyüs tarafından belirtildiği gibi, bu felsefe iyi olma kapasitesine sahip sosyal bir varlığın -yani insanın- üzerine yoğunlaşır. Eğer büyük uyumlu ve harmonik toplum tarafından beklenen şekilde davranmaya devam edersen üstün hale gelirsin. Taoizm ise daha çok bu dünya dışına yoğunlaştığından konfüçyanizmden farklıdır. Taoizm felsefesinin ana fikri Tao’yu (evren ve herşeyden oluşan büyük gerçeklik) benimsemektir. Aynı zamanda insanın iç uyuma erişebilmesi için kendisi ile olan ilişkisi üzerinde de yoğunlaşır. Bu nedenle, konfüçyanizm kişinin kendi gelişimini sağlamak için dış çevreyle olan uyumuna, Taoizm ise kendi derinine bakmasına odaklanır.

Diğer bir farklılık alanı ise öğretinin veya felsefenin aktarılma metodolojisidir. Konfüçyüsçülükte öğretiler öğretmenden öğrenciye diyaloglar şeklinde geçer. Bundan dolayı Konfüçyus öğretilerinin çoğunluğu usta ile öğrenci arasında soru&cevap oturumları şeklinde kaydedilmiştir. Fakat her diyaloğun benzersiz bir öğretisi vardır. Taoizm, tam tersine, Lao Tzu (Lao Tse veya Laozi)’nun doğrudan yazılarıyla yayılmıştır. Taoizm’in ana yazıtlarında, birçok şiirsel monologlar var.

Taoizm ile Konfüçyanizm Arasındaki Fark

Taoizm ile Konfüçyanizm arasındaki fark özetlenecek olursa;

  • Konfüçyüsçülük daha dünyevidir. Taoizm ise daha çok sonraki dünya ile ilgilidir.
  • Konfüçyüsçülük insanın sosyal yönü ile ilgilenir ve toplumsal uyumunu hedefler. Taoizm ise insanın kendisiyle olan iletişimine odaklanır.
  • Konfüçyüsçülük öğretileri soru&cevap şeklinde diyalogların aktarılmasıyla oluşur. Taoizm öğretileri ise Lao Tzu’nun doğrudan yazılarından gelir.
  • Konfüçyanizm Konfuçyüs tarafından, Taoizm ise Lao Tzu tarafından geliştirilmiş ve yayılmıştır.

Erkek ve Kadın Beyni Arasındaki Fark

Erkek ve kadın beyni arasındaki fark: Son yapılan bilimsel çalışmalar erkek ve kadın beyni hakkındaki uzun süreli şüpheleri giderir seviyede: aynı değiller! Peki bir kadının beyni bir erkeğin beyninden görünüm ve fonksiyon olarak nasıl farklılıklar gösterir?

Erkek ve Kadın Beyni Arasındaki Fark

Bilim adamları seks hormonlarının bebeğin gelişimi sırasında nüfuzlarını ve etkilerini başlattığını biliyor. Kadın ve erkek beyinlerini inceleyen İsrailli bilim adamlarının yaptığı yakın zamanlı bir araştırmada; gelişmekte olan bebekte gebeliğin 26. haftasında belirgin farklılıklar tespit edildi. Bu farklılıkla bir ultrason tarayıcı kullanılarak görülebiliyor. Korpus kallosum yani sağ ve sol beyni birbirine bağlayan sinir dokusu köprüsü dişi bebeklerde erkek bebeklere göre daha kalındır.

Erkek ve Kadın Beyni Arasındaki Fark

Yetişkinlerin beyinlerinde yapılan gözlemler bu alanın kadınlarda daha güçlü kaldığını gösteriyor. Bilim adamları kadınların beyinlerinin her iki tarafında dil fonksiyonunun olduğunu gösteriyor.

Bu yeni bulguları göz önünde bulundurun. Beyin görüntüleme teknolojisini kullanarak beynin “çalışan” tarafına kan akışını izleyen bilim adamları, kadın ve erkeklerin dili ve konuşmayı nasıl proses ettiklerini inceledi. Bütün deneklere bir roman dinletildi. Erkekler dinlerken beyinlerinin sadece sol tarafı aktif halde çalıştı. Kadınlarda ise beynin hem sol hem de sağ tarafının aktif şekilde çalıştığı gözlemlendi.

Beynin her iki tarafındaki bu etkinlik kadınlarda güçlü dil becerilerine neden olabilir. Araştırmacılar bir beceri için beyinde ne kadar çok alan kullanılırsa bu becerinin daha rafine olacağını söyler.

Bir bütün olarak, kızlar ergenliğe girinceye kadar dil ve motor becerilerde erkeklerden daha iyi bir performans gösterir. Erkekler kızlardan daha sık öğrenme güçlüğü çeker. Kliniklerde disleksi (okuma güçlüğü) olan erkek çocukların kızlara göre daha çok sayıda olduğu gözlemlenmiş. Benzer şekilde ADHD (dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu) da erkeklerde daha çok görülür. Erkek ve kızlarda görülen ADHD’nın (dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu) semptomları da farklılıklar gösterir. ADHD’li kızlar genelde dikkatsizlik gösterirken, ADHD’li erkekler ise daha çok dürtü kontrol eksikliği gösterir.

Ama tüm farklılıklar elbette kızların lehine değil.

Erkekler genellikle beynin matematik ve geometri ile ilgili bölgelerinde kadınlara üstünlük gösterirler. Beynin bu bölümleri erkeklerde kadınlara göre yaklaşık 4 yıl önce olgunlaşır. Araştırmacılar matematik noktasında 12 yaşındaki bir kız çocuğunun beyninin 8 yaşındaki bir erkek çocuğunun beynine eşdeğer olduğu sonucuna varmıştır.

Tersine, beynin dil ve motor becerilerini (el yazısı) içeren bölgelerinin kızlarda erkeklerden yaklaşık 6 yıl önce olgunlaştığı sonucuna vardılar.

Peki bu farklılıklar zamanla eşitleniyor mu?

Dişiler ve erkekler yaşamları boyunca benzersiz beyin özellikleri gösterir. Erkek beyni, örneğin, kadın beynine göre yaklaşık %10 daha büyüktür. Ama daha büyük beyin ille daha akıllı anlamına gelmez.

Beyindeki bazı maddelerinin dağıtım şekli farklılıkları açıklamada yardımcı olabilir. Erkek beyninde kadın beyninden yaklaşık 6.5 kat daha fazla gri madde (düşünme maddesi olarak da adlandırılır) bulunur. Kadın beyninde ise erkek beynine göre yaklaşık 9.5 kat daha fazla beyaz madde (beynin farklı bölgelerini birleştiren madde) bulunur. Hepsi bu kadar değil. Korteksin ön ve temporal bölgesi kadınlarda daha organize ve hacim olarak daha büyüktür. Farklılık anlamında kadının erkek üzerindeki en büyük kalıcı fonksiyonel avantajı olarak şu gösterilebilir: baskın dil becerileri.

Erkekler ve Kadınlar Zihinsel Becerilerini Nasıl Kullanır?

Kadınların dil becerilerinde daha iyi olduğunu belirttik. Araştırmacılar kadınların dil becerilerini erkekler üzerinde bir avantaj olarak kullandıklarını söyler. “Kadınlar rekabet halinde dil becerilerini kullanır. Dedikodu yapar, bilgiyi maniple ederler.” diyor araştırmacı Geary. Geary ilişkisel saldırganlık olarak adlandırdığı bu davranışın kadınlara uzun zaman önce hayatta kalma yeteneği verdiğini söyler.

İlişkileri organize etmek için dili kullanmak evrimsel tarih boyunca faydalı olduysa ve kadınlar tarafından daha çok kullanıldıysa, dil becerileri noktasında farklılıkların olmasını bekleyebilir miyiz. “Kadınlar ilişki kurmak için dil becerilerini daha çok kullanırlar. Konuşurken daha çok ara verirler, dururlar, diğerinin konuşmasına izin verirler” der araştırmacılar.

Yön navigasyonu gibi mekansal beceri gerektiren aktivitelerde erkekler genelde daha iyidirler. Bu da erkek ve kadın beyni arasındaki fark için bir örnek olabilir. Kadınlar yön becerisi gerektiren sorunların çözümü için serebral korteks kullanırlar.

Erkekler tamamen farklı bir beyin bölgesi kullanır, genelde beynin sol tarafında derinlerde bulunan ve kadınlarda navigasyon görevlerinde aktif olmayan bir çekirdek kullanır. Hipokampüs uzayda nerede olduğunuzu otomatik olarak belirler. Sonuç olarak, Geary şöyle der: “kadınlar daha çok mekanlardaki simgeleri kullanır. Örneğin kadınlar yön tarif ederken düz git, ilerideki okuldan sola dön derken, erkekler daha çok doğu yönünde ilerle vb” der.

Beyin düşünmemizi sağlar, duygularımızı yönlendirir. Duyguları tanımlama ve kontrol etme yeteneği cinsiyetler arasında farklılıklar gösterir.

Araştırmacılar kadınların duyguları tanımlamada erkeklerden daha doğru ve hızlı olduğunu söylüyor. Yine araştırmalar kadınların karşılarındaki kişinin yüz ifadelerini ve ses tonlarındaki farklılıkları erkeklerden daha iyi çözümlediğini gösteriyor.

Kadınlar genel olarak duygularını kontrol etmede de erkeklerden daha iyi olabilir. Yakın zamanlarda yapılan bir araştırma beynin saldırganlık ve öfkeyi kontrol eden bölgesinin kadınlarda erkeklerden daha büyük olduğu gözlemlenmiş.

Erkek ve kadın beyni arasındaki fark bu şekilde. Sizin de yorumlarınız var ise lütfen ekleyin.

Nasyonal Sosyalizm ile Sosyalizm Arasındaki Fark

Nasyonal sosyalizm ile sosyalizm arasındaki fark; nasyonal sosyalizm ve sosyalizm kelime olarak birbirlerine çok yakın olsa da 19. yüzyılda ortaya çıkan farklı siyasi ideolojilerdir.

Nasyonal sosyalizmin Übermensch, Üst insan, Üstün ırk ve Süper insan gibi söylemleri 18. ve 19. yüzyıllarda Alman liderler tarafından benimsense de; ancak 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Alman devletinin resmi politik ideolojisi haline geldi. Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin lideri Adolf Hitler; tüm Alman ulusunu liderliği altında toplamak için nasyonal sosyalizm ideolojisini kullandı. Sosyalist ideoloji, diğer taraftan, ilk kez 19. yüzyılda Galler’de önem kazanmıştır.

Nasyonal Sosyalizm ile Sosyalizm Arasındaki Fark

1820’lerde, Galli Robert Owen Amerika orta batısında ve İngiltere’de bir dizi kolektifler yarattı.  Varlıklı insanların büyük toprak ve mali kaynaklara sahip olmaları gerektiği görüşünü reddetti ve toplumun zenginliğinin onun tüm üyeleri arasında eşit olarak paylaşılması gerektiğini önerdi. 1840 ve 1850lerde, fikirleri Alman filozoflar tarafından benimsendi ve yaygınlaştırıldı.

Nasyonal Sosyalizm ile Sosyalizm Arasındaki Fark

Sosyalizm ile nasyonal sosyalizm arasında sayısız fark vardır. Nasyonal sosyalizmin kökleri 18. yüzyılda Büyük Fredrick ve Fredrick William I’in sivil yaşam için militan bir ruhu topluma sundukları Prusya geleneklerine dayanır. Bu politik ideoloji Almanların üstün ırk olduğunu söyleyen Friedrich Nietzsche ve İskandinav halklarının kültürel ve ırksal saflıklarını vurgulayan Comte de Gobineau gibi filozoflardan da destek aldı. Gerçi günümüzde nasyonal sosyalizmin öncüsü pek çok farklı Avrupa ulusu bulunsa da, nasyonal sosyalizm ideolojisi orijinal olarak Alman ulusunun dışındaki milletler için ortaya atılmamıştı. Nasyonal sosyalizm tüm etnik Alman ulusu için özel bir kimlik yaratmayı hedefler.

Buna karşılık, sosyalizm ise, toplumun tüm sınıflarına ulusal servetin eşit bir şekilde dağıtılması görüşüyle kapitalizme karşı bir ideoloji olarak ortaya çıktı. Alman filozof Karl Marx sosyalizmin uygulandığı toplumlarda ulusal servetin eşit olmayan dağıtımının önüne geçileceğini iddia etti. Eccleshall’e göre sosyalizm kelime olarak ortak mülkiyet anlamına gelir ve bir sosyalistin amacı dünya üzerindeki tüm kaynakları herkese eşit şekilde paylaştırmaktır.

Sosyalizmin benimsendiği toplumlarda işçi sınıfı üretim prosesinin asıl sahibi olarak görülür. Sosyalizmin amacı emeğin ve üretim sürecinin bir “mal” olarak benimsenmesinin önüne geçmektir. Sosyalizm işçi sınıfına ulusal kaynaklara erişim hakkı vererek “değişim değeri”ndense “kullanım değeri”nin altını çizer.

Nasyonal sosyalizm ulusal kaynakların ve üretim süreçlerinin özel mülkiyetine izin verir. Hitler Führer olunca Nazi Almanyası’nda IBM ve Ford gibi yabancı şirketler kamulaştırılmamıştı. Bazı tarihçilere göre Hitler hükumeti 4 adet bankayı ve birkaç çelik fabrikasını özelleştirerek ve bu büyük şirketleri vergilendirerek büyük miktarda kazanç sağladı.

Sosyalizm hiçbir sosyal sınıfın diğerinden üstün olmadığını söyleyerek sınıf savaşlarının önüne geçmeye çalışırken, nasyonal sosyalizm korporatizmi kullanarak işçi ve girişimcileri bir araya getirmeye çalışır. Nasyonal sosyalizm ve sosyalizmi benimseyen toplumlarda vatandaşların devlet projelerine günlük olarak katkıda bulunmaları beklenir. Fakat bu amaç farklı yollarla elde edilir.

Nasyonal sosyalizmi kucaklayan Nazi Almanyası’nda, Aryan (Ari ırk) vatandaşların üstün yetenekleri bireysel gururu arttırmak için yüceltildi. Almanlar vatanseverlik gibi duygulardan dolayı ulus-kurma projelerinde yer almak istediler. Buna karşılık, sosyalizm, ulusal projelerde halkın katılımını bireysellik yerine kolektif şuuru empoze ederek teşvik eder.

Özet

Nasyonal sosyalizm ile sosyalizm arasındaki fark özetlemek gerekirse; nasyonal sosyalizm ve sosyalizm 18. ve 19. yüzyılda ortaya çıkan iki farklı siyasi ideolojidir. Sosyalizm tüm sosyal sınıflar arasında zenginliğin eşit dağılımına ve kolektif şuura odaklıdır. Nasyonal sosyalizm sosyal eşitsizlik gibi uzun süreli problemleri çözmektense Aryan ırkının üstün özelliklerine ve bireysel gurura odaklanır.

Totaliter ve Otoriter Rejim Arasındaki Fark

Totaliter ve otoriter rejim arasındaki fark; otoriter rejimde tek bir kanun koyucu kişi, grup ya da komite vardır ve totaliter rejimden daha radikaldir.

Demokrasi bir ulustaki halkın seçme özgürlüğü anlamına gelir. İnsanların tüm ulus üzerinde bir gücü vardır. Bir ülkenin kaderini o ülkede yaşayan çoğunluk belirler. Bunun tam tersi otoriter ve totaliter yönetim şeklidir. Bu tür yönetimde tüm ulusu yöneten sadece bir kişi veya bir grup vardır. Totaliter ve otoriter rejim diktatörlük gibidir fakat bazı farklılıkları vardır.

Otoriter rejimde gücü elde tutan tek bir kişi (diktatör) veya grup (cunta) vardır. Bu tür hükumette güç tek bir siyasi güçte toplanır. Otoriterlik toplumdan ziyade hükumet üzerindedir.

Öte yandan totaliterlik ya da totalitarizm ise otoriterliğin aşırı radikal türüdür. Milletin sosyal ve ekonomik yapısı hükumetin kontrolü altında değildir.

Totaliter ve Otoriter Rejim Arasındaki Fark

Totaliter ve otoriter rejim arasındaki fark sadece bu değildir. İki rejim arasındaki farkı anlayabilmek için her iki rejimi de derinlemesine bilmek gerekir.

Totalitarizm

Totaliter rejimlerde diktatör ya da gücü elinde bulunduran kişinin insanlar üzerinde etkisi ve karizması vardır. İnsanlar bu kişinin peygamberane liderliğine derinden bağlıdır ve söylediği her şeyi koşulsuz yapma eğilimindedirler. Sovyetler Birliği’nden Joseph Stalin, İtalya’dan Mussolini ve Almanya’dan Hitler totaliter liderlere örnek olarak gösterilebilir. Lider ile tüm bir ulus arasında bir tür bağ vardır. Bu bağdan dolayı diktatör ülkeyi istediği gibi yönetebilir. Totaliter liderin toplumla arasında ortak bir ideoloji bağı vardır ve bu bağdan ötürü insanlar onu takip eder. Bu da gücü elinde bulunduran lideri normal bir birey olmaktan çıkarır ve dini bir tiran figürü haline getirir. Zamanla ilahi bir varlık olarak görüldüğü bile olur.

Otoriteryanizm

Otoriteryanizm ya da otoriter rejim ise daha çok statu quo odaklıdır ve kontrollüdür. Otoriter liderlere örnek Uganda’da İdi Amin, Irak’ta Saddam Hüseyin, Filipinler’de Ferdinand Marcos gösterilebilir. Kendilerini normal bir birey olarak görmeleri diktatörlüğe olan eğilimlerindendir. Korku ve sadakat empoze ederek kanunlar koyarlar. Kendileri ile işbirliği yapanları ödüllendirerek sadakat kazanırlar. Otoriter hükumetlerde güç merkezidir ve bir kişide toplanmıştır. Halkın ve muhaliflerin düşüncelerini ifade etme özgürlüğü baskı altındadır. Amaçlarına ulaşabilmek için siyasi partileri ve toplu kalabalıkları kullanır ve insanlara yaptırmak istediği şeyleri yaptırır.

Totaliter ve Otoriter Rejim Arasındaki Fark

  1. Otoriter rejimde tek bir kanun koyucu kişi, grup ya da komite vardır ve totaliter rejimden daha radikaldir.
  2. Totaliter liderin insanlar üzerinde karizmatik bir etkisi vardır. Otoriter rejimde ise insanlar korku ile yönetilir. Otoriter rejimde muhalifler cezalandırılır, işbirlikçiler mükafatlandırılır.
  3. Totaliter lider ulusu kurtaracak ilahi bir varlık veya figür olarak görülür. Otoriter lider ise daha çok statu quo ve kontrole odaklıdır.
  4. Totaliter lider peygamberane liderlik karizmasını kullanarak insanlara istediğini yaptırır. Otoriter lider ise siyasi partileri, toplu kalabalıkları veya propaganda yöntemlerini kullanarak istediğini yaptırır.
Totaliter Rejim Otoriter Rejim
Karizma Yüksek Düşük
Rol Fonksiyonel Lider Bireysel Lider
Gücün Etkisi Halk Özel
Yolsuzluk Düşük Yüksek
Resmi İdeoloji Evet Hayır
Sınırlı Çoğulculuk Hayır Evet
Meşruluk Evet Hayır

A.M ile P.M Arasındaki Fark

A.M ile P.M Arasındaki Fark: AM Latince “öğleden önce” anlamına gelen “ante meridiem” kelimesinin kısaltmasıdır. PM ise yine Latince “öğleden sonra” anlamına gelen “post meridiem” kelimesinin kısaltmasıdır.

12-Saat Periyodu

A.M ile P.M arasındaki fark ancak 12-saatlik periyotların iyice kavranmasıyla anlaşılabilir. Günümüzde çoğu saat 12 saatlik periyotlardan oluşur. Yani bir gün içindeki 24 saatin 12 saatlik iki periyoda bölünmesinden oluşur.

  • Ante meridiem (am): Öğleden önce. Yani gece yarısı (00.00) ile öğlen (12.00) arasındaki zaman dilimi.
  • Post meridiem (pm): Öğleden sonra. Yani öğlen (12.00) ile gece yarısı (00.00) arasındaki zaman dilimi.

Ante meridiem yaygın olarak AM, A.M., am veya a.m. şeklinde yazılır. Post meridiem ise PM, P.M., pm veya p.m şeklinde yazılır.

A.M ile P.M Arasındaki Fark

Gece yarısı ve öğlen dışında gün boyunca her saat am veya pm ile ifade edilir ki belirtilen saatin sabah mı, öğleden sonra mı yoksa akşam mı olduğu anlaşılsın.

Gece yarısından itibaren geçen saat

24-saatlik bir saat gece yarısından bu yana geçen zamanı gösterir. Örneğin 6 Haziran 23:00 şu demek: 6 Haziran gece yarısından itibaren 23 saat geçmiş.

24-saatlik zaman biçimi bazen askeri saat biçimi olarak da bilinir.

Tarihçesi

Günü 24 saate ilk bölen milletin Mısırlılar olduğuna inanılır. Mısırlıların 12 tabanlı sistemi kullanmaları buna kanıt olarak gösterilir.

Bazı tarihçiler ise Mısırlıların gece vaktini belirlemek için decans adı verilen 36 sistemleri yıldızları kullandıklarını belirtir.

12 pm veya Öğle?

Aslında 12 pm ifadesi akla yatkın değil. Çünkü öğleden sonra olarak ele alınmaz. Benzer şekilde 12 am de mantıklı bir ifade değil çünkü öğleden önce değil. Bu yüzden bu vakitlerin gece yarısı ve öğlen şeklinde ifade edilmesi daha mantıklı.

Not: Pek çok dijital saat gece yarısı ve öğlen vaktini ifade etmek için 12pm ve 12am kullanır.

Dönüştürme

AM veya PM zaman dilimlerini 24-saatlik biçime aşağıdaki formülle dönüştürebilirsiniz:

  • Gece yarısından 12.59 am’e kadar 12 saat çıkarın. Örnek: 12:49 am’in 24-saat karşılığı; 12:49-12 = 00.49
  • 1 am’den öğlene kadar olan vakit için birşey yapmayın. Örnek: 11:49 am’in 24-saat karşılığı; 11:49
  • 12:01 pm’den 12:59 pm’e kadar olan vakit için birşey yapmayın. Örnek: 1:49 pm’in 24-saat karşılığı; 1:49
  • 1.00 pm’den gece yarısına kadar 12 saat ekleyin. Örnek: 1:49 pm’in 24-saat karşılığı; 1:49+12=13:49

Tam tersi de 24-saatlik biçimi am’e çevirmek için kullanılabilir.

A.M ile P.M Arasındaki Fark

Zaman Biçimleri
12-saat 24-saat
12:00 (gece yarısı) 0:00 (günün başlangıcı) veya 24:00 (günün sonu)
12:01 am 0:01
1:00 am 1:00
2:00 am 2:00
3:00 am 3:00
4:00 am 4:00
5:00 am 5:00
6:00 am 6:00
7:00 am 7:00
8:00 am 8:00
9:00 am 9:00
10:00 am 10:00
11:00 am 11:00
12:00 (Öğlen) 12:00
12:01 pm 12:01
1:00 pm 13:00
2:00 pm 14:00
3:00 pm 15:00
4:00 pm 16:00
5:00 pm 17:00
6:00 pm 18:00
7:00 pm 19:00
8:00 pm 20:00
9:00 pm 21:00
10:00 pm 22:00
11:00 pm 23:00