Adler ile Freud Arasındaki Fark

0
547

Avusturyalı tıp doktoru ve psikoterapist Alfred Adler’in, psikolojik baskı, savunma mekanizması ve bilinçaltı teorileri ile popüler olan psikiyatrinin kurucusu Sigmund Freud ile yakından bağlantılı olduğunu biliyoruz. Alfre Adler bireysel psikolojinin tohumlarını atmanın yanısıra, psikanalitik hareketini güçlendirmek için Freud ve onun diğer meslektaşları ile işbirliği yaptı.

Sigmund Freud

Yine bir Avusturyalı olan Sigmund Freud nörologtur. Freud’un rüyaların insanın öznel doğasıyla ilgili birçok sırrı sakladığını anlattığı rüya analizi kuramı psikolojiye en büyük katkılarından biridir. Bu teorinin test edilemeyen doğasından ötürü küçük bir etkiye sahip olduğu düşünülse de, pek çok Freudyen takipçi günümüzde sinir hücre analizindeki gelişmeler ve nöral çalışmalar ile birlikte onu desteklemeye devam etmektedir.

Bir kokain kullanıcısı olarak bilinmesine ve çeşitli sağlık sorunları yaşamasına rağmen, Freud’un fikirleri ve teorileri hala günümüze kadar yaşamıştır. Bastırılmış düşünce ve kişinin bilinçaltının ruh sağlığı üzerindeki rolü gibi kavram ve konseptler bunlardan başlıcalardır.

Adler ile Freud Arasındaki Fark
Soldan sağa; Alfred Adler ve Sigmund Freud.

Alfred Adler

Madalyonun diğer tarafında, Adler’in Freud’un grubundan kopan ilk büyük figür olduğunu ve kendi psikoterapi okulunu kurduğunu biliyoruz. Ayrıldıktan sonra Freud’un psikoanaliz teorilerine halen saygı duymaya devam etti ve fakat bir süre sonra kendi teorileriyle çeliştiği için Freud’un fikirlerini reddettiğini açıkladı. Albert Ellis ve Abraham Maslow (ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisi savunucusu) gibi önemli isimleri etkileyerek psikoloji alanında önemli bir rol oynadı.

Adler, insanın, Freud’un teorize ettiği gibi id, ego ve süperego’dan oluşan segmentli bir yapı olarak değil de bir bütün olarak -bütünsel bir varlık gibi- ele alınması gerektiğini savundu. Bununla birlikte, Freud’un id, ego ve süperego’dan oluşan parçalı insan prensibi insan psikolojisi anlamak için baskın düşünce olarak kaldı. Adler, yine de Freud’un daha önceki iddialarının birçoğunu (örneğin; kendi çocukluk deneyimlerinden kişinin kendi kişiliğini oluşturması gibi..) birebir takip etti ve savundu.

Adler, ayrıca kişinin öz saygısı ve genel ruh sağlığı üzerinde doğrudan bir etkiye sahip gibi gözüken aşağılık kompleksi kavramı ile de popüler oldu. Freud, Nietzche’nin herhangi bir eserini okumayı sevmezken, Adler onun aksine Nietzche’nin çalışmalarını destekledi. Fakat şaşırtıcı bir şekilde, Freud son dönemlerinde yayınladığı eserlerde Nietzche’nin fikirlerinin bazılarını (insanın ölüme olan arzusu gibi) benimsemiş gibiydi.

Adler ile Freud arasındaki fark özetle bu şekilde. Eklemek istedikleriniz varsa yorum bırakabilirsiniz.

PAYLAŞ

Sizin de söyleyecekleriniz varsa lütfen yazın