COVID-19 salgınıyla alakalı yapılan son sağlık duyuruları nakitsiz bir topluma geçişi hızlandırmış gibi görünüyor ve nakit olmadan yapılan ödemelerin sayısı, virüs vakalarıyla uyumlu bir şekilde yükseliyor.

Yine de Genesis Madencilik tarafından yapılan bir çalışmadaki “Paraya Yönelik Algılar ve Kabuller” adlı araştırmada yer alan bulgular, Amerikalıların önemli bir çoğunluğunun kağıt paraları kalıcı olarak bırakma konusunda heyecanlanmadıklarını gösteriyor.

Daha spesifik olmak gerekirse; ankete katılanların %60’ının, kağıt paranın “yalnızca dijital para” ile değiştirilmesi fikrine karşı olduğu görülüyor. Bu, kağıt paraya aşinalığın ondan vazgeçilememesi konusunda itici güç olduğunu ve “Tanıdığın düşman tanımadığın dosttan yeğdir” ilkesiyle bilinmeze karşı bir tavır sergilendiğini gösteriyor. Bu anlaşılabilir bir durum olsa da bugüne dek gerçekleşen her türlü ilerleme gibi bu konuda sergilenen değişim karşıtı tavrın da zamanla aşılması bekleniyor.

Dijital işlemlerin avantajlarını daha iyi tanımanın, tüketicilerin fikirlerini değiştirmeleri konusunda daha istekli olmalarını sağlayacağı düşünülüyor. Dijital paranın faydalarını benimsemek, yeni bir finansal sınıra geçişimizi kolaylaştırabilir.

COVID-19 nakit kullanmama devrimini hızlandırdı

ABD haber kaynağı Axios, küresel salgın sırasında artan sağlık bilincinin nakitsiz bir topluma doğru göçü hızlandırdığını gösteren birkaç rakam ve olguyu aktardı. Bu bulgular şu şekilde listelendi:

  • Pek çok farklı ülke vatandaşı, virüsün aktarımı konusunda potansiyel bir kanal olarak gördüğü fiziksel paraya karşı ihtiyatlı davranıyor.
  • Tüketicilerin %63’ü pandemiden öncesine göre daha az nakit kullandığını bildiriyor.
  • Mal ve hizmetler için fiziksel para yerine uygulamalar ve web siteleri aracılığıyla yapılan ödemeler artış gösteriyor.

Bu süreçte dikkat edilen karantina önlemleri kapsamında birçok kişinin ATM’leri kullanmayı azalttığı, mal ve hizmetler için şahsen ödeme yapmadığı veya normalde nakit kullanarak gerçekleştirdikleri faaliyetlerden kaçındığı görülüyor. Bir anlamda; nakitsiz ödemelerdeki artış miktarı, gönüllü tüketici tutumlarını tam olarak yansıtmıyor fakat veriler, bu konuda bir alışkanlık geliştirilebileceğini öngörüyor.

Kağıt ve madeni paraların düşünüldüğünden daha da kirli olduğu fikri -koronavirüsün aksine- yeni bir şey değil. 2017’de yapılan bir araştırma, New York City’de dolaşan bir fatura koleksiyonunun çeşitli bakteri ve virüsler içerdiğini ortaya koymuştu.

İlgili Haber:  Bu Hafta Bitcoin Dünyasında Beklenen 5 Gelişme

Pek çok insanın maske takmaya özen göstermesi, kendini karantinaya alması ve sağlık bilinciyle önlemler alarak hareket etmesi insanların gereksiz riske girme konusunda isteksiz olduklarını kanıtlıyor. Fiziksel para yerine kullanılan dijital ödeme yöntemleri, tüketicilerin kendilerini olası virüs kaynaklı enfeksiyonlardan koruma amacıyla tercih ettikleri bir yol olarak giderek daha fazla kullanılabilir hale geliyor.

Nakitsiz olmanın faydaları

“COVID-19” evrensel olarak tanınan bir terim haline gelmeden önce bile dijital ödemeleri savunanlar, toplumların tamamıyla veya büyük ölçüde nakitsiz hareket etmelerinin avantajlı olduğunu öne sürüyorlardı. Daha temiz ödeme yöntemleri için kirli paradan kaçınmanın potansiyel sağlık yararları herkes tarafından bilinse de nakitsiz olmanın bunlara ek olarak şu şekilde farklı avantajları da mevcut:

  • Hırsızların ve soyguncuların fiziksel parayı çalmalarına kıyasla dijital parayı çalmaları daha zor görünüyor.
  • İşletmeler, bankalar ve farklı yollar aracılığıyla iz bırakmadan nakit aklayarak daha kolay gerçekleştirilebilecek yasadışı faaliyetleri izleme becerisi sağlıyor.
  • Ortalama olarak hangi işlemlerin daha hızlı gerçekleştirilebileceğinin bilinmesi sayesinde müşterilerin daha az güçlük çekmesi, nakit paranın depolanabilmesi, sayılabilmesi ve harcanabilmesi gibi konularda sağlanan kolaylıklar ve müşterilerin istatistiksel olarak bir işletmede nakit yerine kart kullanarak daha fazla harcama yapma olasılığının daha yüksek olması gerçeği gibi avantajlar sunuyor.
  • Döviz bozdurma kolaylığı sağlıyor.

Bazı dijital ödeme biçimleri güvenlik konusunda daha da büyük avantajlar sağlayabiliyorlar. Büyük Dörtlü firmalarından biri olarak kabul edilen denetim firması Deloitte’nin belirttiği gibi, kripto para cüzdanlarını korumak için kullanılan güvenlik standartları başka amaçlar için de benimseniyor ve bu tür uygulamaların daha fazla benimsenmesi, nakitsiz bir toplumda değerli varlıkların korunma seviyesini daha da arttırabiliyor.

Nakitsizliğe geçiş hareketi, iyi ya da kötü olması tartışılır, küresel tektipliğe doğru görülen genel kayma ile aynı çizgide ilerliyor. Bazıları ise bu tektipliğin pozitif bir gelişme olmadığını düşünüyor.

Nakitsizliğe geçişle ilgili eleştiriler

Nakitsiz yaşamanın muhtemel faydalarının yanı sıra “nakitsizlik” kavramının bilinen dezavantajlarından ve bu kavrama yöneltilen eleştirilerden de bahsetmek gerek.

İlgili Haber:  Koronavirüs Bankalar İçin Kötü, Bitcoin İçinse Harika Olacak

Öncelikle, tüm ulusları ve bireysel kültürleri evrensel bir borsa standardına yöneltmenin “beyaz olmayanları beyazlaştırma” mantalitesine benzer şekilde bir hakimiyet kurma çabası olduğunu düşünenler var. Örneğin; yapılan seyahatlerin hatırası olarak daha önce hiç görülmeyen veya dokunulmayan bir kağıt banknot veya bozuk para ile tatilden eve gelmek kimilerine göre kıymetli bir şey. Farklı para birimlerinin kendine özgülüğünü kaybedeceği endişesi anlaşılabilir bir endişe kaynağı olsa da bunun, nakitsiz olmanın potansiyel faydalarından daha büyük bir kayba neden olup olmayacağı değerlere ve inançlara bağlı olarak cevabı değişebilecek bir soru. Toplumların nakitsizliğe yönelmesine ilişkin diğer eleştiriler ise şu şekilde:

  • Nakit ödemenin ortadan kaldırılmasının ardından işletmeler ve tüketiciler için yaygın bir şekilde işlem ücretleri uygulanmaya başlanabilir ve bu ücretler, nakit ödeme alternatifi bulunmayacağı için kaçınılmaz olabilir ve zaman içerisinde daha da maliyetli hale gelebilir.
  • Nakitsizlik, sınırlı seçenek ve tekelciliğe doğru daha büyük bir eğilim yaratabilir.
  • Nakit hizmetlerinde meydana gelecek olan talep azalışı; nakit işleme, ihraç ve yönetim etrafında dönen önemli bir iş yelpazesini ortadan kaldırabilir.
  • Daha az nakit ve daha kolay izlenebilir dijital işlemler, daha az gizlilik anlamına gelebilir.

Bu endişeler yersiz endişeler değil ve bu konular, üzerinde çalışılması gereken konular. Bu endişelerin sağlam güvenlik önlemleri ve iyi niyetle giderilmesi, tamamen nakitsiz şekilde yaşamayı planlayan bir toplumun olması gerektiği gibi çalışması için gerekli olacaktır.

Sonuç

Uygun gözetim ve güvenlik yöntemleri ile nakitsiz ödeme mekanizmalarına geçiş ciddi manada fayda sağlayabilir ve kripto para birimi düzeyinde güvenlik, nakitsizliğe geçişin ayrılmaz bir özelliği olabilir.

Bu konuda kesinlikle çözülmesi gereken aksaklıklar ve ele alınması gereken endişeler mevcut olsa da içinde bulunulan COVID-19 dönemi, tamamen nakitsiz ödemelere geçişin, yalnızca yararlı olmaktan ziyade aynı zamanda daha önce gerçekleştirilen yöntemlerden daha da gerekli olabileceğine yönelik inancı daha da güçlendiriyor.

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın