30 Eylül 2022, Cuma
22.9 C
İstanbul

Bitcoin Bir Enerji İsrafı mı? Bitcoin Madenciliği ile İlgili Artılar ve Eksiler

Yorum

Bayram Değil Seyran Değil, İngiltere Neden Birden Kripto Dostu Oldu?

İngiltere başından beri Bitcoin ve kriptoya en mesafeli Batılı ülkelerin başında geldi. İngiliz devletinin "resmi olmayan" yayın organı BBC'nin Bitcoin...

Sıkılgan Maymunlar

Türkçe'de "maymun iştahlı" diye çok güzel bir tabir var. Maymun iştahlının sözlüklerdeki tanımı şöyle; "Sevgi ve eğiliminde, beğenisinde kararlılık bulunmayan, bugün...

Bitcoin 2022 Sonunda 4160 Dolar Olabilir..

Ne demiş atalarımız; küsuratlı sayı vereyim de salladığım anlaşılmasın. 2022'nin ayı piyasası şeklinde geçeceği artık netlik kazandı. Bundan sonrası gözyaşı....

Blockchain Trilemması

Blokchain trilemması ifadesini ilk kullanan kişi Vitalik Buterin'dir. Dilemma ikilem anlamına gelirken, trilemma üçlem demektir. Yani bir çıkmaz vardır...

Son güncelleme: 2 sene önce

Binance indirim kodu

Bitcoin özellikle son dönemde herkeste büyük bir tutku ve merak uyandırıyor ve on yılın en iyi finansal varlığı sıralamasının tepesine tırmandıktan sonra medyanın daha fazla ilgisini çekiyor. Bununla birlikte kripto paranın fiyatı ne zaman yükselse, esas olarak menşei ve madencilerin enerji harcamaları hakkında birçok şüphe ve soru ortaya çıkıyor. 

Binance indirim kodu

Bitcoin protokolü benzersiz bir dijital varlık yarattı 

Bitcoin’in (BTC) nasıl oluşturulduğunu ve madenciliğin ne olduğunu anlamak için anahtar mesele, çift harcama sorunu olarak ön plana çıkıyor. 

Uygulamamızı indirin, gelişmelerden ilk sizin haberiniz olsun!

blank blank

Bitcoin’den önce ne aktarılacak bir dijital değer ne de birkaç parçaya bölünecek bir dijital varlık var olduğu için 100 dolarlık bir banknot taranması durumunda bu fatura birisine aktarmak istendiğinde bu faturanın yalnızca bir kopyasının gönderilebildiği biliniyor.

Hepimiz akıllı telefonlara ve bilgisayarlara hali hazırda alıştığımız için e-postalar ve fotoğraflar gönderiyor olsak da bu işlemi gerçekte fark etmiyoruz: Aslında E-postanın (orijinal e-postanın değil) bir kopyasını ve fotoğraflarımızın bir kopyasını (orijinalini değil) gönderiyoruz. Bir akıllı telefon veya bilgisayardaki “gönder” düğmesine tıkladığımızda, orijinalin bir kopyası her zaman cihazımızda kalıyor. 

Aynı şekilde finansal işlemlerde de internet bankacılığı hesaplarımızda veya ATM’de “gönder” butonuna tıkladığımızda her zaman parayı bir hesaptan diğerine aktaran bir aracı var oluyor. Ve Bitcoin’in çözmeyi amaçladığı sorun da bu çift harcama sorunu oluyor. 

Cep telefonumuzdaki “Bitcoin gönder” düğmesine tıkladığımızda örneğin bir kopyasını göndermek yerine dijital bir nesne gönderiyoruz. Bitcoin’de bir işlem yapıldığında ise bu işlem geri alınamaz hale geliyor ve değiştirilemiyor. 

Bu nedenle Bitcoin protokolü çift harcama sorununu çözdüğü için blok zinciri ağı tarafından onaylandıktan sonra bir Bitcoin transferini iptal etmek veya tersine çevirmek imkansız hale geliyor. Tek bir varlık olan Bitcoin, dijital olarak benzersiz hale getiriliyor ve internette aracılar olmadan (merkezi bir varlıktan bağımsız şekilde) değer işlemleri mümkün kılıyor. 

Bitcoinleri kim çıkarıyor? 

Geleneksel para merkez bankaları aracılığıyla oluşturulurken Bitcoin, kuralları Bitcoin blok zinciri protokolünde önceden belirlenmiş olan algoritmalar tarafından veriliyor. 

Buna karşılık Bitcoin blok zinciri, birbirlerini tanımayan veya birbirlerine güvenmeyen “şüpheli” katılımcılardan oluşan açık ve dağıtılmış bir ağda tutulan bir işlem kayıt sistemi olarak işlev görüyor. 

Dolayısıyla Satoshi NakamotoBitcoin protokol yazılımının kaynak kodunu yazıp internette yayınladığında şunları önermiş oluyor: “Bu, ağın güvenliğini sağlıyor ve bu finansal ağın çalışmasına yardım ederseniz ödüllendirileceksiniz.”

Bitcoin protokolünde önceden belirlenmiş kuralların mantığının çok şeffaf olduğu ve bir programlama dilinde yazıldığı biliniyor. Dijital paralar üzerine yıllarca süren araştırmalardan sonra ilk blok zincirinin getirdiği atılım sadece bilgisayar bilimi çözümleriyle ilgili olmuyor. 

İşin sırrı teşviklerde 

Bitcoin blok zinciri mimarisini oluşturmak için Satoshi Nakamoto, mevcut araştırmalar olan bit-altın, b-para, hashcash ve zaman damgalı kriptografiye bakmış bulunuyor ve bunlara bir de oyun teorisi ekleniyor. 

Satoshi, oyun teorisini kullanarak “iş kanıtı” adı verilen ve artık “kriptoekonomi” olarak adlandırılan yeni bir ekonomik koordinasyon alanını mümkün kılan bir teşvik mekanizması (fikir birliği mekanizması) uyguluyor. Bu sayede merkezi olmayan pazarları ve uygulamaları incelemek için ekonomi ve bilgisayar bilimi alanları kriptografiyi ekonomik teşviklerle birleştirerek oluşturulabiliyor. 

Bitcoin ağı katılımcılarının sistemin güvenliği ve mükemmel işleyişi lehine davranmasını sağlayan da bu ekonomik teşvik sistemi oluyor. Bitcoin blok zincirinin henüz saldırıya uğramamasının ana nedeni de bu olarak görülüyor. 

Madenciliğin önemi

Giderek daha fazla insan Bitcoin’deki potansiyel teşvikleri fark ettikçe ve ağa güvenlik sağlamak için bilgisayarlarını “takmaya” başladıkça Bitcoin blok zinciri giderek daha uygun ve güvenli hale geliyor. Şu anda işlemleri garanti eden muazzam bir hesaplama gücü bulunuyor: Bitcoin hesaplama gücü.

Bitcoin işlemlerini blok zinciri ağına dahil etme hakkını kazanmak ve bunun karşılığında ödüllendirilmek için matematiksel algoritmaları çözmesi gereken madenciler (doğrulayıcılar) tarafından blok zinciri protokolünden bir Bitcoin çıkarılıyor.

Blok zincirine eklenmeden önce her Bitcoin işlemi, bir bloğa eklenmesi beklenilen işlemler için bir saklama alanı olan “mempool”a gönderiliyor. Madenciler daha sonra kaydedilmeyi bekleyen işlemleri alıyor ve bunları bir işlem “bloğu” oluşturmak için birleştiriyor.

Madencilerin birbirleriyle rekabet ettiklerini ve böylelikle bilgisayarlarının ağa dahil edilecek bir sonraki blokta en son işlemleri kaydedecek şekilde seçildiğini anlamak gerekiyor. Ve bu rekabeti kazanmanın en iyi yolu, başka biri doğru sonuca ulaşmadan önce algoritmaları olabildiğince çözmek oluyor ve buna “nonce” deniyor.

Doğru nonce’yi tahmin etmek için trilyonlarca girişim gerektiğinden yalnızca bu rekabeti kazanmak için daha fazla hesaplama gücüne sahip olanların, çabalarının bir ödülü olarak Bitcoin ile ödüllendirileceği belirtiliyor.

İlgili Haber:  SEC Yöneticisi Hester Peirce, DeFi'yi Destekleyen Açıklamalar Yaptı

Şimdiye kadar söylediklerimizden iki ana sonuç çıkarılıyor:

İlk sonuç, PoW’nin madencilerin sistemi atlatmasını ve Bitcoin’i sıfırdan oluşturmasını engellemesi oluyor. Madencilerin, her denemede gerçek bilgi işlem enerjisi yakması ve Bitcoin kazanma şansına sahip olmak için nonce bulması gerekiyor. Madencilere tedarik edecek elektrik ücretsiz olmadığından, iş kanıtı, bu nedenle Bitcoin madenciliği için finansal bir maliyet oluşturuyor.

İkinci sonuç, PoW’nin Bitcoin’in işlem geçmişini değiştirilemez hale getirdiği gerçeğiyle ilgili oluyor. Bir saldırgan bir işlemi değiştirmeye çalıştığında o saldırganın kurtarmak ve en uzun ağı kurmak için o zamandan beri yapılan tüm işi yeniden yapması gerekiyor. Bu da teorik olarak imkansız olduğu için madencilerin Bitcoin ağını “korudukları” söyleniyor.

Madencilik yıllar içinde meşru bir endüstri haline geldiği için büyük veri merkezleri ve çok fazla elektrik gerektiren özel donanıma sahip özel profesyoneller tarafından destekleniyor.

Diğer fikir birliği mekanizmaları olmasına rağmen PoW’un siber güvenlik açısından en etkili yöntem olması nedeniyle blok zincirlerinde en çok kullanılanın bu olduğunu belirtmekte fayda görülüyor.

Bitcoin madenciliği ne kadar elektrik kullanıyor?

Cambridge Üniversitesi, 2015’ten beri canlı bir Bitcoin ağ enerji tahmincisi işletiyor. Aslında Bitcoin’in şeffaflığı, herkesin ağa uygulanan doğrulama gücü miktarını görmesine izin veriyor ve bu, genellikle ağın madencilik sürecinin bir parçası olarak gerçekleştirdiği saniye başına doğrulama gücü sayısıyla ölçülüyor.

Kullanımdaki madencilik donanımına doğrulama gücü uygulamak için enerji verimliliğine dayalı olarak ağın bu karmaları gerçekleştirmek için ne kadar güç kullandığı tahmin edilebiliyor.

Digiconomist’in Bitcoin enerji tüketimi izleyicisine göre madencilik, şu anda yılda 77.78 terawatt-saat tüketiyor. Bu miktar, Hollanda ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerin toplam enerji tüketimiyle karşılaştırılabiliyor.

Yukarıdaki tahminlere dayanarak birçok kişi Bitcoin’e ve iş kanıtı kullanımına karşı çıkıyor.

Ancak bu “tahminler” mutlak bir gerçek olarak kabul edebilir miyiz? Bu tahminler, madencilerin her zaman aynı verimlilikle çalışmadığını hesaba katıyor mu? Kullanılan elektriğin temiz kaynaklardan gelebileceği düşünülüyor mu?

Bu soruları cevaplayabilmek için argümanları incelemek gerekiyor.

Anti-PoW argümanları

İş kanıtı ve Satoshi Nakamoto tarafından oluşturulan teşvik mekanizmasına karşı argümanlar genelde şu şekilde oluyor:

A1 – Bitcoin madenciliği çok fazla enerji tüketiyor.

A2 – Bitcoin madencilerinin büyük çoğunluğu Çin’de bulunuyor.

A3 – Çin’deki Bitcoin madencileri çoğunlukla kirli kömür bazlı enerji kullanıyor.

A4 – Bitcoin madenciliği nispeten aşırı bir karbon ayak izine sahip olarak biliniyor.

A5 – Bitcoin kötü olarak tanınıyor.

Önceki başlıkta gösterildiği üzere A1 argümanının doğru olduğu biliniyor. Bitcoin ağının inanılmaz derecede güvenli olmasının temel nedenlerinden biri olarak da bu öne sürülüyor.

A2 argümanı doğru olsa da küresel olarak daha fazla bölge BTC madencilik endüstrisine girerken bu durumun değiştiği görülüyor. Bitcoin ağının enerji tüketimi için bu önemli olmadığı için bunun doğru olduğunu kabul etmek gerekiyor.

Büyük alaka düzeyine sahip bölgeler grafiklerde deniz mavisi ile vurgulanırken Çin’deki Sichuan eyaleti sarı renkte oluyor ve daha az alaka düzeyine sahip bölgeler kırmızı renkte oluyor.

Son olarak A4 ve A5 argümanlarını çürüten sonraki konuda görüleceği üzere A3 argümanı yanlış kabul ediliyor.

“Bitcoin bir enerji sömürüsüdür ancak yenilenebilir”

CoinShares Research tarafından yayınlanan yeni bir araştırma, Bitcoin madenciliği için tüketilen elektriğin çoğunun aslında rüzgar, güneş ve hidroelektrik gibi temiz kaynaklardan geldiğini ortaya koyuyor.

Daha spesifik olmak gerekirse; küresel madenciliğin %60’ı, Sichuan’ın tek başına küresel doğrulama gücü oranının %50’sini üretirken kalan %10’u ise Yunnan, Sincan eyaletleri ve Moğolistan arasında aşağı yukarı eşit olarak bölünen Çin’de gerçekleşiyor.

Sichuan’ın hem Çin’de hem de dünyadaki hakimiyetinin, güneybatı Çin’deki hidroelektrik açısından zengin Yunnan, Guizhou ve Sichuan illeriyle doğrudan bir ilişkisi olduğunu belirtmek önemli görülüyor. Yağmur mevsimi boyunca elektrik fiyatları dünyanın en düşükleri arasında yer alıyor ve bu da Sichuan’ı mevcut en çekici küresel madencilik bölgelerinden biri haline getiriyor.

Öte yandan, madencilik şirketlerinin kalan %40’ından küresel doğrulama gücü oranı üretiminin %35’i Washington, New York, British Columbia, Alberta, Quebec, Newfoundland ve Labrador, İzlanda, Norveç, İsveç, Gürcistan ve İran’da yer alıyor.

Yine de rapor, yenilenebilir enerjinin şu anda dünya çapında nasıl kullanıldığına dair daha geniş bir soruna işaret ediyor: Birçok yenilenebilir enerji üreticisi yetersiz bir şekilde yerleştirilmiş ve yeterince kullanılmamış kabul ediliyor ve bu nedenle Bitcoin madenciliği bu elektriğin tek uygulanabilir kullanımı haline geliyor.

Bu bağlamda araştırma, Bitcoin ağının elektriğinin %74’ünü yenilenebilir kaynaklardan elde ettiği ve dünyadaki diğer tüm büyük ölçekli endüstrilerden daha temiz enerji kaynaklarına odaklandığı sonucuna varıyor.

Haberlerimizi Google News, Telegram, Twitter, Discord, Facebook, Instagram ve Reddit hesaplarımızdan takip edebilirsiniz. Ayrıca bültenimize abone olun son dakika gelişmeleri kaçırmayın.

Bu haberle ilgili ne düşünüyorsunuz?

En Çok Okunanlar