29 Kasım 2022, Salı
12.6 C
İstanbul

Bitcoin, İnsanlığın Sahip Olduğu En İyi Rezerv Varlığı mı?

Yorum

Bayram Değil Seyran Değil, İngiltere Neden Birden Kripto Dostu Oldu?

İngiltere başından beri Bitcoin ve kriptoya en mesafeli Batılı ülkelerin başında geldi. İngiliz devletinin "resmi olmayan" yayın organı BBC'nin Bitcoin...

Sıkılgan Maymunlar

Türkçe'de "maymun iştahlı" diye çok güzel bir tabir var. Maymun iştahlının sözlüklerdeki tanımı şöyle; "Sevgi ve eğiliminde, beğenisinde kararlılık bulunmayan, bugün...

Bitcoin 2022 Sonunda 4160 Dolar Olabilir..

Ne demiş atalarımız; küsuratlı sayı vereyim de salladığım anlaşılmasın. 2022'nin ayı piyasası şeklinde geçeceği artık netlik kazandı. Bundan sonrası gözyaşı....

Blockchain Trilemması

Blokchain trilemması ifadesini ilk kullanan kişi Vitalik Buterin'dir. Dilemma ikilem anlamına gelirken, trilemma üçlem demektir. Yani bir çıkmaz vardır...

Son güncelleme: 2 sene önce

Binance indirim kodu

Bitcoin’in (BTC) yaklaşık %3.6’sı kurumsal yatırımcılar tarafından uzun vadeli holdinglerde kilitlenmiş durumdayken eldeki verilere göre, farklı 13 kuruluşun da tüm Bitcoin’lerin yaklaşık %2.85’i ve yaklaşık 6.9 milyar dolar değerinde olan 600.000’e yakın BTC biriktirdiği biliniyor.

Binance indirim kodu

Listenin en üst sırasında, 38.250 BTC’ye (yaklaşık 450 milyon dolar) yakın olan MicroStrategy yer alırken listenin ikinci sırasında, 16.651 BTC (yaklaşık 198 milyon $) ile Galaxy Digital Holdings ve üçüncü sırasında ise 4.709 BTC ile Twitter’ın CEO’su Jack Dorsey tarafından kurulan Square Inc. ödeme şirketi yer alıyor.

Uygulamamızı indirin, gelişmelerden ilk sizin haberiniz olsun!

Ek olarak, bazı şirketler de müşterilerinin BTC’ye yatırım yapmasına yardımcı oluyor. Bu tarz şirketlerden biri olarak, yaklaşık 450.000 BTC’ye sahip Grayscale Investments örneği veriliyor.

Bununla birlikte halka açık şirketlerin rezerv olarak tuttuğu Bitcoin miktarı, dünyadaki kurumsal hazinelerin küçük bir kısmını oluşturuyor. Aslında, rezervlerde tutulan gerçek nakit miktarının trilyonlarca ABD doları olduğu ifade edilirken S&P 500’deki dokuz şirketin, 600 milyar dolara yakın nakit ve kısa vadeli yatırımlar üzerinde durduğu ve bu miktarın sadece %5’inin (veya 30 milyar dolarının) Bitcoin’e dönüştürülmesi durumunda, fiyatın kolayca beş kat artabileceği kaydediliyor.

Elbette, Bitcoin’in şirket yatırım portföylerinde nereye yerleştirileceği sorusu soruluyor fakat bunun için en olası kategori olarak “alternatif yatırım” düşünülüyor. Geleneksel ve alternatif yatırımlar arasında bir denge kurma ihtiyacının, piyasanın kripto para birimi için sahip olabileceği iştahı azaltması öngörülüyor.

Yine de potansiyel talebin hala çok ciddi boyutlarda olduğu söyleniyor. Fidelity’nin yakın tarihli bir raporunda belirtildiği üzere, alternatif yatırım pazarının 2018’in sonunda 13.4 trilyon dolara çıktığı ve bunun çok azının Bitcoin’de olduğu biliniyor. Bitcoin fiyatının zirvesini görmek için ise bunun %5’i kadar küçük bir dönüşüm gerekiyor.

Bazı yatırım firmaları da Bitcoin ve diğer kripto varlıkları için tamamen ayrı holding şirketleri oluşturmayı seçiyor. Örneğin Stone Ridge, bugün 1 milyar doların üzerinde kripto değerine sahip olan New York Digital Investment Group’u kurmuş bulunuyor.

Bu hareketi hangi güç yönlendiriyor?

Yakın zamanda açıklama yapan MicroStrategy kurucusu Michael Saylor, rezerv varlığın başarısını veya başarısızlığını ölçmek için temel olarak 100 yıl ölçütünü alıyor.

Çoğu şirket oldukça uzun bir süre, belki de yüzyıllar boyunca, ayakta kalma beklentisiyle kuruluyor ve bireyler için bile, yatırımların yüz yıl içinde nasıl değişebileceğine bakmak mantıklı görünüyor çünkü bir kişi mirasçılara yönelik bir serveti ve hatta iklim değişikliği gibi kişisel nedenleri dahi önemseyebiliyor.

Bu konuya dair konuşan Michael Saylor, herhangi bir yatırımı değerlendirmenin en mükemmel yolunun, 100 milyon doları alıp yüz yıl ileri götürmek ve ne olduğunu sormak olduğunu düşünüyor. 1900 yılında dünyanın en büyük şehirlerinden herhangi birinde 100 milyon dolarlık parası olan ve 100 yıl ileri giderek bu parayı şehirdeki en iyi bankaya yatıran birinin iki tür riskle karşı karşıya olacağını ifade eden Saylor, bu risklerin karşı taraf riskleri ve enflasyon riski olduğunu belirtiyor. Karşı taraf riskiyle ilgili olarak, dünyadaki her büyük şehirdeki her büyük bankanın 100 yıl içinde iflas ettiğine dikkat çeken iş adamı, bunun da her şeyi kaybetme ihtimalini %90’a çıkardığını söylüyor.

İlgili Haber:  DeFi Protokollerini Destekleyen Kripto Para Fiyatlarında Artış Yaşanıyor

Herhangi bir rezerv varlığın 100 yıl içindeki performansını değerlendirirken dikkat edilmesi gereken en bariz zayıflık olarak ise enflasyon görülüyor. Tüm varlık türleri arasında zaman içinde en fazla enflasyonu yaşayan itibari para birimi oluyor. Örneğin, 1920’lerde 5 doların satın alabileceği şeyin, 2020’de alabileceğinden çok daha fazla olduğu görülüyor. Kamu yararına hükümet verilerini toplayan ve işleyen bir web sitesine göre, ABD doları her yıl satın alma gücünün yaklaşık %2’sini kaybediyor.

Peki diğer varlıklar ne durumda?

Gayrimenkul, uzun vadede rezerv olarak tutulması mantıklı bir varlık gibi görünse de vergiler gibi şeylerle değer kaybetmeye yatkın oluyor. Daha da önemlisi gayrimenkulun, yönetmelik veya kamu yönetimindeki değişikliklerle birlikte gelen risklerle karşı karşıya kalması muhtemel görünüyor. 100 yıllık bir süre içinde, özel mülkiyet hakkına saygı duyan bir hükümetin yerini saygı duymayan bir hükümetin alması ihtimali mevcutken bu hadise, geçen yüzyılda dünya çapında hali hazırda birkaç kez yaşanmış bulunuyor.

Bu arada hisse senetleri de kötü yönetim ve düzenleme değişiklikleri riski taşıyor. Michael Saylor bu konuda yüksek kazançlı şirketlerin kamulaştırıldığı endüstriler olan enerji ve su hizmetleri örneğini veriyor ve örneğin önümüzdeki 100 yıl içinde internet servis sağlayıcılarının kamu hizmetlerine dönüşmeyeceği garantisi verilemeyeceğine dikkat çekiyor.

Altın ve diğer kıymetli metallerin bile 100 yıla bakıldığında sorunlarla karşılaştığı görülüyor. Zamanla değer kazansalar da bunları muhafaza etmenin lojistik detayları stresli olabiliyor. Bu amaçla ticari bankalar gibi üçüncü taraf depolama hizmetleri kullanılabiliyor olsa da tarih bize, özellikle savaş zamanlarında veya devrimler gibi siyasi ayaklanmalarda altının ortadan kaybolabileceğini öğretiyor. Bu aynı zamanda geçen yüzyılda da birkaç kez yaşanmış bulunuyor. II. Dünya Savaşı sırasında, büyük altın yığınlarının hem devlet hem de devlet dışı aktörler tarafından çalındığı ve benzer şekilde Sovyet devrimi sırasında da özel sektöre ait çok sayıda altının, gelen hükümet tarafından ele geçirildiği biliniyor.

Bitcoin rezerv varlık olarak nasıl değerlendiriliyor?

Şimdilik Bitcoin’in karşı taraf riski bulunmuyor. Başka bir deyişle; üçüncü bir tarafın eylemlerinin, varlığın değerinde önemli bir kayba yol açacağından endişelenmek için bir gerekçe yok gibi görünüyor. Ayrıca, düzenleme veya hükümet politikasındaki aşırı değişikliklerden kaynaklanabilecek risklerden de korunduğu için Bitcoin sahiplerinin her zaman varlıklarının tam kontrolünde olmaları öngörülüyor.

Uç birimden uç birime bir ağ olarak Bitcoin platformu, varlığın sahiplerine düzenlemeyi veya devlet gücü kullanımını atlayan bir kontrol seviyesi sağlıyor. Bu arada, arz belirlendiği ve her dört yılda bir yeni birimlerin emisyon oranı yarıya düştüğü için Bitcoin değerinin yıllar içinde artmaya devam edeceğinden neredeyse emin olunuyor.

Özerkliğinin ve artan yoksunluğunun zaman içerisinde büyük olasılıkla Bitcoin’in değerini arttıracağı düşünülürken 100 yıl içinde Bitcoin fiyatının bugün olduğundan çok daha yüksek olmasının şaşırtıcı olmayacağına inanılıyor.

Bu haberle ilgili ne düşünüyorsunuz?

En Çok Okunanlar