İklim değişikliği, Bitcoin madenciliğini çevre için daha da kötü bir hale getirebilir.

Haberin Özeti

  • Yapılan son bir anket, proof-of-work madencilerinin %76’sının yenilenebilir enerji kullandığını ancak toplam enerji tüketiminin yalnızca %39’unun yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını ortaya koyuyor.
  • Bu değerler, bitcoin madenciliği özelinde hidroelektrik enerjisindeki genel dalgalanmayı yansıtıyor ve bu durum iklim değişikliğinin artan etkileri ile daha da kötüleşebilir.
  • Bu durum maliyet verimliliği temelinde rekabet eden madencilerin, Bitcoin madenciliğini zaman içerisinde daha az çevreci hale getirdiği iddiasını desteklemektedir.

Cambridge Üniversitesi Alternatif Finans Merkezi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, proof-of-work madencilerinin %76’sı yakıt karışımlarının bir parçası olarak yenilenebilir enerji kullandıklarını dile getirse de yenilenebilir enerjiler dünyadaki kripto para madencilerinin toplam enerji tüketiminin sadece %39’unu oluşturuyor.

Kripto para madenciliği yapmak için bilgisayarlar karmaşık hesaplamalı bulmacaları çözmek için birbirleri ile yarışır. Bu bulmacaları çözmenin tek yolu da en fazla güce sahip bilgisayarlar ile bu işlemi yürütmektir.

Cambridge’in Bitcoin Elektrik Tüketim Endeksi, Bitcoin madencilerinin yılda 7.55 gigawatt değerinde elektrik kullandığını tahmin ediyor. Digiconomist tarafından üretilen alternatif bir metrik, Bitcoin madenciliğinin Danimarka’nın ürettiği ile karşılaştırılabilir bir karbon ayak izi ürettiğini ve Kolombiya’ya rakip olabilecek bir enerji tüketimine sahip olduğunu tahmin ediyor.

Araştırmada 280 Büyük Kripto Şirketi Yer Aldı

59 ülkedeki 280 büyük kripto şirketinin meydana getirdiği bir havuzda gerçekleştirilen Cambridge araştırması, madencilik şirketlerinin %62’sinin kripto para madencilerine güç sağlamak için hidroelektrik enerjiyi kullandığını saptadı. Kalanların %17’si rüzgar enerjisi, % 15’i güneş enerjisi ve % 8’i birleşik jeotermal enerji kullandıklarını belirtti.

Bununla birlikte, anket sonucunda, kripto para madenciliği için tüketilen toplam enerjinin yalnızca %39’unun yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildiği gözlendi. Diğer %61 ise kömür ve fosil yakıtlar gibi yenilenemeyen enerjiden geliyor.

İlgili Haber:  Proof of Work ile Proof of Stake Arasındaki Fark

Cambridge’in Bitcoin Elektrik Tüketim Endeksi’ne (CBECI) göre, Asya-Pasifik bölgesi Bitcoin’in hash gücünün %77’sini üretiyor. Ankete göre, o bölgedeki hasherlerin %65’i hidroelektrik ve kömüre eşit derecede pay ayırıyorlar.

“İklim Değişikliği, Yenilenebilir Enerji Kullanımını Kısıtlıyor”

Digiconomist’in kurucusu ve Bitcoin Enerji Tüketim Endeksi’nin yaratıcısı Alex de Vries, Decrypt’e verdiği demeçte şunları söyledi: “Bitcoin madencileri muhtemelen tüm yıl boyunca ucuz ve yenilenebilir enerji fazlalığına erişmeyi çok ister, ancak gerçek şu ki bu durum sürekli ortaya çıkmıyor.”

De Vries yaptığı açıklamalarda ayrıca iklim değişikliğinin de altını çizdi. Değişen yağış modellerinin, doğa olaylarının ve sellerin sabit bir ucuz elektrik kaynağı elde etmeyi zorlaştırdığını belirten De Vries, “Eylül ayı verilerine göre Kazakistan ve İran gibi fosil yakıt bağımlısı ülkelerde Bitcoin madenciliği alanındaki artışlar sürpriz değil.” dedi.

Bitcoin madenciliğinin tüm yıl boyunca süren ve hem ucuz hem de tutarlı enerji gerektiren bir operasyon olduğunu belirten De Vries, “Bunu sadece yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edemezsiniz ”dedi.

Digiconomist tarafından yayınlanan bir veri de bu noktayı işaret etmektedir. Madenci rekabetinin, Bitcoin madenciliğini zaman içinde daha az “çevreci” hale getirdiği açıktır ve ilerleyen yıllarda Bitcoin madenciliğinin çevreye olan etkisi gittikçe kötüleşecektir.

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın