Borç ile Kredi Arasındaki Fark

Borç ile Kredi Arasındaki Fark

Muhasebe olarak da adlandırılan, finansal işlemleri, paraları ve olayları kaydetmek, sınıflandırmak, özetlemek ve yorumlama sanatı 7.000 yıl öncesine dayanıyor. Muhasebe yöntemleri önceleri daha ilkeldi ve yalnızca hayvancılıktaki artış ve azalmayı kaydetmek için kullanılıyordu. İş dünyası genişledikçe ve ticaret yaygınlaştıkça, farklı bölgelerden gelen diğer işadamları ile uğraşanlar ile çeşitli ürün ve hizmetler ile uğraşanlar olarak kademeli olarak gelişti. 14. yüzyılda İtalya’da, çok katlı yatırımcıları içeren hızlı büyüyen iş ortamıyla baş etmek için çift girişli muhasebe sistemi geliştirildi.

Muhasebe Defteri

Çift girişli muhasebe yöntemi veya defter tutma sistemi, finansal işlemlerin kaydedilmesi için bir dizi kural içerir. Her işlem, iki girişi olan iki hesap olarak iki kere kaydedilir; banka defterine giriş ve jurnalde veya defterdeki bir kredi girişi. Beş hesap grubu vardır: varlık (alacaklar, ekipman, arazi, stok), borçlar (borçlar, krediler, kredili mevduat), gelir veya gelir (satış, kira ve faiz geliri), gider (maaşlar, ücretler, elektrik, telefon, kötü borçlar) ve öz sermaye (sermaye, çizim, fonlar).

Borç ile Kredi Arasındaki Fark

Bu hesapların her biri, hesap çizelgesinde iki sütun olmalıdır: sol tarafta yer alan borç sütunu ve sağ tarafta bir kredi sütunu. Bir hesapta bir ödeme girişi olduğunda, başka bir hesapta karşılık gelen bir kredi girişi olmalıdır. Örneğin: Bir mağaza bir tedarikçiden hisse aldığında, borçlar hesabında (varlık) bir borç tahakkuk ettirilmelidir, borçlar hesaplarında görünmelidir (borç). Mağaza tedarikçiye ödeme yapmasını takiben, ödeme borçları sütunundan çekilirken nakitin, ödeme sonucunda düşüş göstermek için alacaklandırılması gerekir.

Borçlar, varlıkların ve gider hesaplarının bakiyesini artırır ve borç, gelir ve sermaye hesaplarının bakiyesini azaltır. Krediler, varlıkların ve gider hesaplarının bakiyesini azaltır ve borç, gelir ve sermaye hesaplarının bakiyesini arttırır. Hesapları, gerçek hesapları (varlıkları), kişisel hesapları (işletme yatırımcılarını temsil eden borçlar ve öz sermaye) ve nominal hesapları (gider, gelir, kazanç ve kayıplar) içine alan geleneksel bir muhasebe yaklaşımı da vardır.

3 Altın Kural

Bu yaklaşım şu üç altın kurala sahiptir:

  1. Gerçek hesaplar için, içeriye giren şey borçtan çekilirken, dışarı çıkanlar kredilendirilir.
  2. Kişisel hesaplar için, alacak yatırılana kadar alıcı borçlandırılır.
  3. Nominal hesaplarda, gider ve zararlar borçlanırken gelir ve kazançlar kredilendirilir.

Borç ile Kredi Arasındaki Fark

Borç ile Kredi Arasındaki Fark özetlenecek olursa;

  1. Bir borç (debit), muhasebe defterinin sol sütununda yer alan bir hesap girişidir; kredi ise, bir defterin sağ sütununda yer alan bir hesap girişi olarak kullanılır.
  2. Debitler ve krediler, çift girişli muhasebe sisteminin özellikleridir. Her kredi veya borç için karşılık gelen karşı bir giriş olmalıdır.
  3. Varlıklar ve giderler üzerindeki borçlar, bakiyelerini artıracak, kredi ise bakiyelerini azaltacaktır.
  4. Borçlar, yükümlülükler, gelirler ve sermaye borçları dengelerini düşürecek, kredi ise dengelerini artıracaktır.

Yorum Bırakın