Brexit, Londra’yı Bir DeFi Merkezi Yapabilir

Brexit sonrası Avrupa Birliğinden ayrılan İngiltere, finans merkezi unvanını korumak için DeFi'ye yöneliyor.

Londra, son on yılda küresel bir fintech merkezi olarak ün kazandı.

Monzo ve Revolut’ün aralarında bulunduğu Neobanklar, milyar dolarlık değerlemelerde milyonlar topladı. Transferwise ve WorldRemit, dünya lideri sınır ötesi ödeme sistemleri kurdu.

Şimdi, Birleşik Krallık, Brexit gerçekleriyle, Avrupa Birliği’nden uzun süredir devam eden ve belirsiz ayrılışıyla boğuşurken, kripto para geliştiricileri, Londra’nın finans merkezinin DeFi geleceğine hizmet etmek için gelişmesine yardımcı olmak istiyor.

Londra merkezli DeFi girişimi Radix DLT’nin CEO’su Piers Ridyard, “Londra, başka hiçbir yerde bulunmayan bu tür becerilere sahip” dedi. Radix, merkezi olmayan bir finans protokolü oluşturmak için yakın zamanda halka açık bir token satışı yoluyla 12.7 milyon dolar topladı. “Kripto da benzer bir beceri örtüşmesine sahip. Finans, teknoloji ve geliştirme.”

Halka açık token satışından elde edilen fonlar, Radix tarafından 2013’ten bu yana elde edilen toplam tutarı 22.7 milyon dolara çıkardı. Temmuz ayında Radix, TransferWise’ın kurucu ortağı Taavet Hinrikus ve Londra risk sermayesi şirketi LocalGlobe’dan 4.1 milyon dolar topladı.

Krediler ve sigorta gibi geleneksel finansal araçları yeniden oluşturmak için kripto teknolojisini kullanan DeFi’nin popülaritesi, geçen yıl yaklaşık 16 milyar dolarlık bir küresel pazara ulaşarak zirveye ulaştı. Dünyanın en büyük ikinci kripto parası Ethereum’un fiyatı, bu yıl yatırımcılar Ethereum’da inşa edilen DeFi projelerine fon aktardıkça yükseldi.

Londra merkezli teknoloji şirketi ve DeFi protokolü Aave’nin kurucusu ve CEO’su Stani Kulechov, “Londra’da giderek daha fazla DeFi mucidi var” dedi. “Yakın zamana kadar, fintech’ler ve bankalar tamamen front-end’de, kullanıcı deneyiminde, yenilik yapmakla ilgiliydi. Artık DeFi, back-end inovasyonuna yardımcı oluyor.”

Varlıkları ödünç vermek ve borç almak için bir para piyasası olan Aave, 2017’de kurulduğundan beri en iyi DeFi protokollerinden biri haline geldi. Şirket, temmuz ayında Birleşik Krallık Finansal Davranış Otoritesi (FCA) tarafından Elektronik Para Kurumu lisansına hak kazandı.

  Bu Hafta Bitcoin Dünyasında Beklenen 5 Gelişme

Kulechov, “Londra’nın bir DeFi merkezi olarak öne çıkacağını düşünüyorum” diye ekledi.

Brexit sonrası İngiltere DeFi’ye yöneliyor

Finans merkezi olma konusunda tek rakibi New York olarak görülen Londra, şu anda tehdit altında. Çünkü İngiltere bu ayın sonunda Avrupa Birliği’nden çıkış sürecini sona erdirmeye hazırlanıyor. Londra’yı uzun süredir ev olarak gören bankalar, milyarlarca dolar değerinde varlık ve hizmeti Paris veya Frankfurt gibi diğer Avrupa şehirlerine taşıyor.

Bu esnada, yeni düzenleyici özgürlüğünden yararlanmak isteyen milletvekilleri ile İngiltere, dijital finans alanında rakiplerinin önüne geçmek istiyor.

İngiltere Şansölyesi Rishi Sunak Kasım ayında yaptığı açıklamada, özel sabit paraları ve kripto paraları düzenleme önerilerinin yanı sıra, “Finansal hizmetler tarihinde yeni bir sayfa başlatıyoruz. Nakde alternatif olarak CBDC’leri araştırıyoruz. İngiltere’nin dünyanın önde gelen finans merkezi konumunu yeniliyoruz” dedi.

Ridyard “Düzenleyiciler hala DeFi konusunda kafa yormaya çalışıyorlar. DeFi’nin fark, insanların onu kullanma ve etkileşimde bulunma şeklidir,” dedi ve işleyişi açıkladı. “İnsanlar paralarını bir DeFi protokolüne yatırdığında onu bir şirkete göndermiş olmuyor. Parayı tutan şirket değil teknoloji.”

Ancak şehrin eski usul finanstan 21. yüzyılın fintech ve DeFi geleceğine evriminin sorunsuz olması beklenmiyor.

Kulechov, “Brexit esneklik sağlayabilir, ancak aynı zamanda belirsizlik de getirir” dedi. “DeFi belirsizlikle dolu. Pratik olarak açık bir hareket ve açık kaynak teknolojisine dayanıyor. En büyük zorluk, büyük bankaların ve geleneksel finansmanın bu alana nasıl dahil edileceği.”

Bu haberle ilgili siz ne düşünüyorsunuz?

Bir Cevap Yazın