Şia ile İsmaili Arasındaki Fark

Şia ile İsmaili Arasındaki Fark: Şiiler ve İsmaililer müslüman toplumundaki iki farklı mezheptir. Şiiler sünnilerden sonra dünyadaki ikinci büyük mezheptir. İsmaili ise Şii topluluğun küçük bir parçasıdır.

Şiiler Şii islamın takipçileridir. Şiilar Ali’yi takip ederler. Şiiler peygamberin ailesi ehli beyt’e ve onun imam adı verilen torunlarına inanırlar ve ehli beytin hem topluluk üzerinde siyasi otoritesi hem de bir takım özel ruhani yanları olduğuna inanırlar. Şialar Muhammed’in kuzeni Ali’yi ilk imam olarak kabul ederler. Şialar ayrıca ilk üç halifenin otoritesini reddederler.

İsmaili Şia içindeki ikinci en büyük mezhebi oluşturur. Şia içindeki en büyük mezhep Onikiler denilen oniki imam mezhebidir. İsmaili ismi ruhani lider İsmail bin Cafer‘den gelir. İsmaililer İsmail bin Cafer’in ilahi olarak tayin edilen manevi bir lider ve halef olduğuna inanır. İsmaililer imam soyundan gelenleri takip eder. Birkaç farklı İsmaili alt grubu vardır. Bunlara Nizari topluluğu ya da Nizari İsmaililer denir. Nizari İsmaililer Aga Khan‘ın takipçilerinden oluşan en büyük İsmaili gruptur. İdeolojilerine Nizarilik denir. Davudi Buhra da bir diğer büyük İsmaili topluluktur.

Şia ile İsmaili Arasındaki Fark
İsmaili topluluk.

İsmaililik 10 ve 12. yüzyıllar arasında Fatimiler zamanında politik gücünün doruğuna çıkmıştır.

İsmaililer tek bir yaratıcıya ve Muhammed’in son peygamber olduğuna inanırlar.

8. yüzyılda Muhammed bin İsmail’in ölümüyle İsmaililik öğretileri “batın odaklı” dediğimiz günümüzdeki ezoterik halini aldı. Bu arada oniki imam denilen grup ise “zahir odaklı” islama yöneldi. İsmaililer mistik yol ve yaratıcının doğası gibi konularla ilgilenir. İsmaili düşünce yapısı Yeni Plantonculuk‘tan oldukça etkilenmiştir.

İsmaililik daha çok Pakistan, Afganistan ve Hindistan’da yaygındır. Fakat diğer islam ülkelerinde de az da olsa İsmaili topluluklar bulunur.

Şia ile İsmaili Arasındaki Fark

Şia ile İsmaili arasındaki fark özetlenecek olursa;

  • Şiilar Sünnilerden sonra islam dünyasından en büyük topluluktur.
  • İsmaililer ise Şiaların sadece bir koludur.
  • Şialar isimlerini Ali’yi takip etmekten alırlar, İsmaililer ise isimlerini İsmail bin Cafer’den alırlar.
  • Şiiler Ali’nin ilk imam ve Muhammed’in halefi olduğuna inanırlar. İsmaililer İsmail bin Cafer’in ilahi olarak tayin edildiğine ve halef olduğuna inanırlar. İsmaililer imamları takip ederler.

Taoizm ile Konfüçyanizm Arasındaki Fark

Taoizm ile Konfüçyanizm Arasındaki Fark: Taoizm ve Konfüçyanizm ya da Konfüçyüsçülük; sadece Asya sakinleri tarafından değil aynı zamanda dünya çapında birçok kişi tarafından bilinen en popüler felsefe ve ideolojilerdir. Her ikisi felsefe de bazı dinsel unsurlar içerse de; ilk bakışta birbiriyle çelişir görünürler. Ancak, daha yakından bakıldığında, insanın herşey ile ilgili benzer düşünme yöntemlerini iç içe geçirirler ve böylece belirli tanımlı bazı davranışsal kodlara liderlik ederler.

Taoizm ile Konfüçyanizm Arasındaki Fark
Tao ve Konfüçyüs

Her iki felsefe yine de bazı farklılıklar gösterir. En önemlisi, Konfüçyanizm daha dünyevidir. Bundan dolayı insanın sosyal yönü ve gündelik yaşamı üzerine yoğunlaşır. Konfüçyüsçülüğün savunucusu Konfüçyüs tarafından belirtildiği gibi, bu felsefe iyi olma kapasitesine sahip sosyal bir varlığın -yani insanın- üzerine yoğunlaşır. Eğer büyük uyumlu ve harmonik toplum tarafından beklenen şekilde davranmaya devam edersen üstün hale gelirsin. Taoizm ise daha çok bu dünya dışına yoğunlaştığından konfüçyanizmden farklıdır. Taoizm felsefesinin ana fikri Tao’yu (evren ve herşeyden oluşan büyük gerçeklik) benimsemektir. Aynı zamanda insanın iç uyuma erişebilmesi için kendisi ile olan ilişkisi üzerinde de yoğunlaşır. Bu nedenle, konfüçyanizm kişinin kendi gelişimini sağlamak için dış çevreyle olan uyumuna, Taoizm ise kendi derinine bakmasına odaklanır.

Diğer bir farklılık alanı ise öğretinin veya felsefenin aktarılma metodolojisidir. Konfüçyüsçülükte öğretiler öğretmenden öğrenciye diyaloglar şeklinde geçer. Bundan dolayı Konfüçyus öğretilerinin çoğunluğu usta ile öğrenci arasında soru&cevap oturumları şeklinde kaydedilmiştir. Fakat her diyaloğun benzersiz bir öğretisi vardır. Taoizm, tam tersine, Lao Tzu (Lao Tse veya Laozi)’nun doğrudan yazılarıyla yayılmıştır. Taoizm’in ana yazıtlarında, birçok şiirsel monologlar var.

Taoizm ile Konfüçyanizm Arasındaki Fark

Taoizm ile Konfüçyanizm arasındaki fark özetlenecek olursa;

  • Konfüçyüsçülük daha dünyevidir. Taoizm ise daha çok sonraki dünya ile ilgilidir.
  • Konfüçyüsçülük insanın sosyal yönü ile ilgilenir ve toplumsal uyumunu hedefler. Taoizm ise insanın kendisiyle olan iletişimine odaklanır.
  • Konfüçyüsçülük öğretileri soru&cevap şeklinde diyalogların aktarılmasıyla oluşur. Taoizm öğretileri ise Lao Tzu’nun doğrudan yazılarından gelir.
  • Konfüçyanizm Konfuçyüs tarafından, Taoizm ise Lao Tzu tarafından geliştirilmiş ve yayılmıştır.

Dünya Dinlerinde Melek ve Şeytanlar

Melekler ve şeytanlar hemen hemen her dinde önemli rol oynar. Melekler her zaman iyiliği, şeytanlar ise kötülüğü temsil eder. Aşağıdaki listede dünyadaki çeşitli dinlere ait 10 farklı meleği ve şeytanı inceleyeceğiz.

10. Belial (Yahudilik)

belial

Belial, musevilerin kutsal kitabı Tanah’ta geçen ve daha sonra yahudiler ile hıristiyanlar tarafından şeytan olarak addedilen bir varlıktır. Kelime anlamı “değersiz” demektir. Belial’in Lucifer’den sonra yaratılan ikinci melek olduğu rivayet edilir. Yaratıldığı andan itibaren Tanrı’ya isyan etmiş ve cennetten kovulmuştur. Dünyaya indikten sonra karanlıklar lordu ve bütün şeytanların başı olmuştur. Alman iblisbilimci Johann Weyer’e göre Belial cehennemin Türkiye Büyükelçisi idi.

Süleyman’ın kitabında ise Belial Süleyman tarafından kendisine bir mabet inşa etmek için görevlendirilmişti. Süleyman Belial’i Mikail’in kendisine verdiği bir yüzük ile kontrol altında tutuyordu. Belial hatta Kral Süleyman’ın önünde dans etmiştir. Bazı Ölü Deniz yazıtlarına göre daha sonra Belial şeytan ile bir olmuştur, yolunu kaybetmiştir.

9. Münker ve Nekir (İslam)

Dünya Dinlerinde Melek ve Şeytanlar

İslama göre bir insan öldükten sonra mezarda ilk iş olarak Münker ve Nekir tarafından sorguya alınır. Bu konu her ne kadar Kuran’da geçmese de pek çok müslüman düşünür bunun böyle olduğunu ileri sürer. Münker ve Nekir mezara yeni konmuş ölünün yanına gelir ve ona islam peygamberi hakkında sorular sorar. İslam peygamberinin son ve hak peygamber olduğunu söyleyenler sınavı geçmiş olur ve kıyamet gününe kadar rahatsız edilmeden uyuyacaklarına inanılır. Eğer ölen kişi müslüman ve inançlı değilse meleklerin sorularına cevap veremez ve kıyamet gününe kadar mezarda işkencelere maruz kalır

8. Mastema (Yahudilik)

Mastema_full

Yahudi mitolojisine göre Mastema insan kadınlarla çiftleşen meleklerden doğan ruhlardan bir karakter. İbranice “garez, düşmanlık” gibi anlamlara gelir. Mastema daha çok Jubilees’in kitabında geçer. Mastema insanları yoldan çıkarı ve bazen de eğer emredilirse onları öldürür. Bazen şeytan olarak da anılır.

Pek çok şeytanın amiri konumundaki Mastema’nın Tanrı’yı şeytanların yeryüzünde kalması yönünde ikna ettiği söylenir. Tufandan sonra Nuh peygamber bütün şeytanların karada kalmasını ister ve Tanrı da bu isteği kabul eder. Fakat Mastema Tanrı ile konuşur ve ona en azından şeytanların onda birini yeryüzünde bırakması gerektiğini, insanları test edecek ve sınayacak şeytanların yeryüzünde kalması gerekliliğinden bahseder ve onu ikna eder. Yahudi mitolojilerine göre Mastema ayrıca Musa ve Harun ile yarışan Mısırlı sihirbazlara yardım ve yataklık etmiştir.

7. Jophiel (Yahudilik/Hıristiyanlık)

jo

Jophiel “Tanrı’nın güzelliği” anlamına gelir ve Hıristiyanlığa göre baş meleklerden biridir. Aynı zamanda sanatçıların, artistlerin patronu olarak bilinir. Jophiel’in cennetteki bilgelik ağacının koruyucusu olduğu ve Adem ile Havva’ya cennetten çıkarılırken eskortluk ettiğine inanılır. Metatron adlı melek ile de yakın arkadaş olduğu rivayet edilir.

6. Malik (İslam)

tumblr_nrg0ebBuIy1tu1fv2o2_250

Malik Arapça mülk sahibi anlamına gelir. İslamiyette ise Malik cehennemden sorumlu melektir. Kuran’da Zuhruf 77’de kendisinden şöyle bahsedilir:

Ve (mücrimler): “Ey Malik (ey cehennem bekçisi)! Rabbin bizim üzerimize hüküm versin (bizi öldürsün).” diye seslendiler. (Malik): “Muhakkak ki siz, (bu azabın içinde) kalacak olanlarsınız.” dedi.

Kuran’da ifade edildiğine göre cehennemdekiler işkencelere dayanamayarak Malik’ten kendilerini öldürmesini isterler. Fakat Malik “hayır, siz hep burada kalacaksınız” der. Malik cehennemde kendisine yardımcı 19 melekle birlikte sürekli denetim yapar. İşkenceleri yönetir ve cehennemden kaçmaya çalışanları yakalayıp tekrar işkenceye alır.

5. Rafael (Yahudilik/Hıristiyanlık)

Rafael, Mikail (Michael), Cebrail (Gabriel) ve Uriah ile birlikte hıristiyanlıktaki 7 büyük melekten biridir. Cenneteki üçüncü büyük melek olarak addedilir. “Tanrının iyileştirdiği” anlamına gelir. Hanok’un ve Tobit’in Kitabı’nda kendisinden bahsedilir. Tobit’in Kitabı’nda kendisinin 7 büyük melekten biri olduğunu söyler. Jophiel’in Eden bahçesinde yani cennette bilgelik ağacını koruması gibi Rafael de iyileştirmeden sorumludur. Rafael islamiyetteki İsrafil ile mevkidaştır. İsrafil’in de Sür’a üfleyerek insanları dirilteceği söylenir.

4. Metatron (Yahudilik/Hıristiyanlık)

Metatron yahudilikte ve hıristiyan kültüründe büyük meleklerden biridir. Bazılarına göre o Nuh’un atası Enoch’tur ve bir meleğe dönüşmüştür. Büyük meleklerin en genci olan Metatron, Tanrı’nın yazıcısı ve katip meleği oldu ve herşeyi kayıt altına almaya başladı. Metatron’un yahudi tarihindeki bazı büyük olaylarda da kendini gösterdiği rivayet edilir. Musa öldüğünde Metatron’a Tanrı ile kendisi adına konuşmasını söyler. Metatron bunu reddeder ve Tanrı’nın zaten herşeyi bildiğini söyler. Rabbi Elisha ben Abuyah Metatron’u Tanrı’nın tahtının yanında otururken gördüğünü ve Tanrı ile aynı güce sahip olduğunu söyler. Bu yanlış anlama neticesinde Metatron’un Tanrı ile aynı seviyede olmadığını göstermek için Metatron kırbaç cezasına çarptırılır.

3. Mara (Budizm)

Mara Siddhartha Gautama’nın Budha olmadan önce hayatında büyük rol oynamıştır. Gautama Bodhi ağacının altında aydınlanma için meditasyon yapmaya çalışırken Mara onu engellemeye çalıştı. Şeytanlardan oluşan ordusuyla ve hileleriyle onu durdurmak için elinden geleni yaptı. Hatta Guatama’ya bir varlık olarak gözüktü. Bunların hiçbiri başarılı olmadı ve Mara yenildi. Sanksritçe’de “katil” veya “ölüm” anlamına gelen Mara’nın önceleri 6 cennetten biri olan şehvet ve arzu krallığında hüküm sürdüğü söylenir. Şimdi görevi ise insanlığı şehvet ve güzellikle yoldan çıkarmak olan Mara’nın güzel kadınlardan oluşan bir ordusu da vardır.

2. Dumah (Yahudilik)

Yahudi mitolojisinde sıkça kendisinden bahsedilen fakat yazıtlarda izine rastlanmayan Dumah, ölü ruhlardan sorumlu melektir. Günahkarlar Dumah’ın kontrolü altındadır ve Sabbath hariç haftanın her günü azap çektiklerinden emin olur. Sabbath’da günahkarlara biraz dinlenmeleri için vakit verilir, Hazarmavet adı verilen yere götürülürler ve orada sessiz bir şekilde yiyip içerler. Ertesi gün işkenceleri tekrar başlar. Dumah’ın daha sonra bütün güçleri Tanrı tarafından elinden alınır ve Gehenna’ya atılır. (Gehenna=cehennem, çok yakın iki kelime).

Lucifer’in hikayesiyle paralellik gösterir. Dumah aslında yoldan çıkaran bir varlık değildir, bütün ölü ruhlar ona teslim edilir ve hesabını o görür. İyilik yapanlar doğrudan cennete, günahkarla ise cehenneme alınır.

1. Kirâmen Kâtibîn (İslam)

Kiramen Katibin İslam’da insanların sağ ve sol omuzlarında durup günahları ve iyilikleri yazan ve kayıt altına alan meleklere verilen isimdir. İslam’da bu meleklerin tüm yazdıklarının öldükten sonra terazide tartılacağı ve eğer iyilik defteri ağır gelirse o kişinin cennete gireceği, kötülük kitabı ağır gelirse cehenneme gireceğine inanılır. Bu melekler Raqib ve Atid olarak da bilinir. Raqib sağ omuzdaki melektir ve sadece iyilikleri kaydeder, Atid ise sol omuzdaki melektir ve sadece kötülükleri kaydeder. Atid kötülük defterini çocukluk çağı dolmadan yazmaya başlamaz.