Duymak ile Dinlemek Arasındaki Fark

0
967

Anahtar fark: Duymak beş duyudan biridir ve canlıların titreşimler sayesinde kulak gibi organlar üzerinden sesleri algılamalarını sağlar. Dinlemek ise konuşan birine dikkat kesilerek dinleme eylemedir. Dinlemek duymadan bir sonraki adımdır.

Duymak ve dinlemek farklı şeylerdir. Hiçbirşey duymadan birini dinleyebilirsiniz. Örneğin derste rüyalara ve hayallere daldığınızı farzedin. Uzaklara dalmış gitmişsiniz. Sınıfta bir takım sesler gelmektedir ama bunu sadece arkaplanda bazı gürültüler olarak duyarsınız. Halbuki öğretmen ders anlatıyordur. Duyuyorsunuz ama dinlemiyorsunuzdur.

Duymak ile Dinlemek Arasındaki Fark
Duyma kazara, gönülsüz ve efor sarfetmeden gerçekleşir. Dinleme ise odaklanma, gönüllülük ve istek gerektirir.

Duymak

Duymak beş duyudan biridir ve canlıların titreşimler sayesinde kulak gibi organlar üzerinden sesleri algılamalarını sağlar. TDK’ya göre duymak; “Bilgi almak, öğrenmek, haber almak, işitmek, ses almak” gibi anlamlara gelir. Duyma işleminde titreşimler kulak tarafından algılanır ve sinir uyarılarına dönüştürülür ve beyne gönderilir. Herhangi bir ses alma yetisinin olmamasına sağırlık denir. Uykudayken bile duyma işlemi gerçekleşir. Uykuydayken kulak titreşimleri algılar, sinir sinyallerine çevirir ve beyne gönderir fakat beyin her zaman bir tepki göstermez. Fakat örneğin uyurken Ramazan davulcusu çok büyük gürültüyle davulu çalmaya başlayınca bu ses dalgaları titreşimlerle kulağımıza gelir, kulağımız bu titreşimleri sinir sinyaline çevirip beyne gönderir ve beyin bu seslere tepki göstererek uyanır. Çünkü davulun sesi yakından çok gürültülü gelir.

Dinlemek

Dinlemek ise konuşan birini dikkat kesilerek dinleme eylemedir. TDK’ya göre dinlemek “işitmek için kulak vermek, birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak” gibi anlamlara gelir. Dinlemek duymadan bir sonraki adımdır. Beyin sinir uyarılarını alır ve bunları çözüp, analiz eder ve işler. Sonrasında da tepki verir. Örneğin birisi size “seni çok seviyorum” dediğinde önce ses dalgaları kulağınıza titreşim olarak gelir ve bu titreşimler sinir uyarılarına çevrilerek beyne gönderilir. Beyin de bu mesajı alır, analiz eder ve tepki gösterir. Örneğin mutluluk hormonu salgılayarak mutlu olur.

Dinleme sayesinde taraflar arasında karşılıklı iletişim kurulmuş olur. Dört çeşit iletişimci vardır. “Dinlemeyen kişi” kendi hayal dünyasına dalmıştır ve karşıdakine dikkat kesilmez. Kafasında başka şeyler vardır. Dinler gibi gözükür. Pasif dinleyici ise karşıdakininin kelimelerini duyar ama anlamını analiz etmeye çalışmaz, boş ve belirsiz cevaplar verir. Dinleyici, dinler fakat sadece kendisi için önemli olan kısımları alır ve analiz eder. Son olarak “aktif dinleyici” en iyi dinleyicilerdir. Sabırla dinlerler, analiz ederler ve konuya odaklanırlar.

İyi bir dinleyicinin iyi bir iletişimci olabilmesini, kelimeleri ve duyguları iyi anlamasına ve analiz etmesine bağlarlar. İyi dinleyiciler konuya ve konuşmacıya odaklanır, yanlış anlamaları yok etmek için sorular sorar ve aktif bir şekilde iletişimde rol alır.

Duymak ile Dinlemek Arasındaki Fark

Duymak ile dinlemek arasındaki fark özetlenecek olursa; duymak ses dalgalarının kulak tarafından algılanıp sinir uyarılarına çevrilmesi ve beyne gönderilmesidir. Dinlemek ise konuşan birine dikkat kesilerek dinleme ve gelen sesleri beyinde analiz etme eylemidir. Duyma kazara, gönülsüz ve efor sarfetmeden gerçekleşir. Dinleme ise odaklanma, gönüllülük ve istek gerektirir.

PAYLAŞ

Sizin de söyleyecekleriniz varsa lütfen yazın