Gözaltı ile Tutuklanma Arasındaki Fark

Sık sık, kolluk görevlileri tarafından bir kişinin yakalanmasına atıfta bulunulduğunda “birisi gözaltına alındı” veya “bir kişi tutuklandı” ifadesini duyarsınız. Tutuklama ve gözaltı arasındaki fark önemli bir ayrım yapmakla birlikte, karışık olabilir çünkü her iki durumda da çok önemli üç unsuru paylaşırlar: kolluk tarafından alınan önlem için yasal bir gerekçe vardır; bireyin hareket özgürlüğüne ilişkin bir sınırlama vardır; her ikisi de yasal yetkinin bir kişi üzerindeki otoritesini paylaşırlar.

Gözaltı ile Tutuklanma Arasındaki Fark

Ayrıca, bir gözaltı, eninde sonunda bir tutuklamaya neden olabilir veya yanlışlıkla yapılan bir gözaltı fiili bir tutuklama haline de gelebilir. Bu, ayrımı daha da karmaşıklaştırır. Bununla birlikte, ikisi arasında birkaç önemli farklılık vardır.

Gözaltı ile Tutuklanma Arasındaki Fark

Haklar

Hem tutuklama hem de gözaltı, bir bireyin özgürlük ve hareketlerini sınırlar; ancak bireylerin özgürlüklerinin korunduğundan emin olmak için bireysel haklar noktasındaki kapsamları farklıdır. Bu nedenle, her senaryoda kolluk kuvvetleri için çok açık yasal sınırlar vardır, ancak uygulamada bu çizgiler bulanıklaşabilir. Örneğin bir polis memurunun bir kişiye soru sorması, o kişinin tutuklanması ya da gözaltına alınması anlamına gelmez. Bireyin bir suçu işleyip işlemediğinden şüphelendiklerinde bunu yapmalarına izin verilir. Fakat bu durumda bir şahsın “susma hakkı” vardır ve yasal olarak herhangi bir soruyu cevaplamayı reddetme hakkı vardır. Yine de polis memurlarına yalan söyleme izinleri yoktur; bu engellenme olarak düşünülür.

Başka bir senaryoda, bir subay bir kişiyi “dur” diyerek durdurup sorular sorduğunda, bu gözaltı kapmasına girmeye yeterlidir. Bu örnekte, kişinin bir suç işlemiş olduğundan şüpheleniliyor ve dava mahkemeye çıkarsa, bunun kanıtlanması gerekir. Kişinin hareket özgürlüğünde kısıtlamalar olacak, ancak kolluk kuvvetlerinin kendilerinden şüphelenilenleri veya tutuklama niyeti olup olmadığını söyleme mecburiyetleri bulunmaz. Bununla birlikte, eğer bir silah çıkarırlarsa veya bir güç gösterisi kullanırlarsa, genellikle şahsın bir şüpheli olduğu düşünülür. Bu noktada, yine de herhangi bir soruyu cevaplamayı ve sessiz kalmayı tercih edebilirsiniz ama, adınızı, adresinizi ve doğum tarihinizi vermelisiniz. Ayrıca avukat isteyebilirsiniz. Sizi, aracınızı veya evinizi aramak için polis memuruna izin vermeyi de reddedebilirsiniz. Yine de sizi silah zoruyla yere yatırabilirler. İzin reddedilirse, görevli memur sizi yine de aramaya devam ederse yasal bir gerekçe göstermek zorundadır.

Tutuklama, basit bir gözaltıdan çeşitli şekillerde farklıdır. Bir tutuklama olayıyla, polis memuru siz daha uzun süre alıkoyup, karakola götürür.

Yalnızca bir suç şüphesiyle durdurulabilir ve gözaltına alınmış olabilirsiniz ancak, fiili bir tutuklama ancak bir devlet yasası, şehir yönetmelikleri veya federal yasaya aykırı olduğunda ortaya çıkabilir. Eğer bu küçük bir kabahatse, isminizi vermeyi veya imza atmayı reddetmediğiniz sürece aslında tutuklanmazsınız. Tutuklanan bir kişinin hakları yasal sebeplerden dolayı çok açıktır. Soruları cevaplamayı reddedebilirsiniz. Tutuklu bulunduğunuz suçun ve suçlamaların niteliğinin bildirilmesi hakkına sahipsiniz. Anayasal olarak sessiz kalma hakları, mahkemede size karşı alınabilecek herhangi bir şeyin aranması ve avukatla görüşülmesi ve davanın onlar ile tartışılması hakkını da içeren haklarınızı okumalısınız. Ve bir avukata ödeme imkânınız olmasa bile, baronun atayacağı bir avukata erişim hakkınız vardır.

Tutuklanma ve Gözaltı Türleri

Tutuklama olayında yalnızca bir tür tutuklama söz konusudur ve suçtan bağımsız olarak gerçekleşir. Buna, küçük ihlaller, kötü davranışlar, ağır suçlar ve olağanüstü bir emir de dahildir.

Gözaltı halindeyken, yasal olarak savunulabilir çeşitli gözaltı türleri vardır. En yaygın olanı, birisinin bir suçtan şüphelenilmesi veya bir suçtan dolayı suçlu olduğu kanıtlanmasıdır. Ancak, bir kişinin adli işlemlerini beklerken gözaltında tutulduğu bir gözaltı var. Ayrıca, bir kişi yasadışı bir şekilde bir ülkeye izin olmadan girdiğinde ortaya çıkan göçmen tutuklamaları da var. Genellikle evlerine geri gönderilene kadar gözaltına alınıyorlar. Akıl hastalığı olan ve istemsiz taahhüt olarak da adlandırılan kişiler için gözaltı da aranabilir. Bu kişiler genellikle mahkeme tarafından kararlaştırılıncaya kadar kolluk tarafından gözaltına alınır.

Gözaltı ile tutuklanma arasındaki fark özetle bu şekilde. Sizin de eklemek istedikleriniz varsa yorum bırakınız.

Facebook Yorumları

Yorum yapın