Kader ile Özgür İrade Arasındaki Fark

0
283

Yüzyıllar boyunca, insanlar özgür irade ve kader hakkında tartışıp durmuşlardır. Psikoloji ve sosyoloji alanlarındaki son 50 yıllık gelişim bu tartışmalara farklı boyutlar kazandırdı. Kader ve özgür irade tartışmalarına bilim ve psikolojinin en ünlü isimlerinin katılması dikkat çekicidir. Ve can alıcı sorumuz şu: “insanın yaşam seyrini kontrol eden kader mi, özgür irade midir?“.

Bu şekilde bir tartışma fizikte bilinen iki sisteme benzer. Birileri, atomların davranışının tamamen fiziksel bir hukuka tabi olduğunu iddia ederken, diğerleri de insanların özgür iradeye sahip olduğunu söyler. İlki bir atom ne yaparsa yapsın, sadece yapmak zorunda olduğu anlamına gelir. Ama bir adam kolunu hareket ettirmeyi seçerse, bu atomun özgür iradeye sahip olduğu anlamına mı geliyor? Plato’nun bu argümana bir cevabı var. İdealar Kuramı‘nda, “yıldızlarla bir olunca, yıldızın kaderiyle de bir olmuş olunur“. Bunun anlamı, kişi hareket eder ve kolundaki atomları da hareket ettirmeyi seçer. Bu şekil de besbelli, kişi bireysel özgür iradesini sergiliyor.

Kader ile Özgür İrade Arasındaki Fark
Öğrenilmiş çaresizlik, bir bireyin bir dizi talihsiz olay ya da kader neticesinde, özgür irade üzerindeki kontrolünü kaybetmesidir.

Olasılıkların yararlı bir bileşeni olan momentum fikri, onu tahmin noktasında kader denilen yapının önemli bir parçası haline getirmiştir. Bebek gelişimi üzerine psikolojik teori olan öncelik (primacy) kavramında uygulanan psişe momentumu bu tür kaderi bir yapının çok önemli bir kanıtıdır. Böylece psikologlar çocukların yollarının deneyimler ile şekillendiğini ve bu deneyimlerin onların gelişiminde önemli bir rol oynamakta olduğunu söyler.

Öğrenilmiş Çaresizlik

Ayrıca psikolojik bakış açısından türetilmiş ve kişinin etkinliği üzerinde hayati rol oynayan öz saygı denilen kavram vardır. Bir insanın çevresini kontrol etmek için inancını ortadan kaldırmak, o kişinin benliğine olan saygıyı etkiler. Bu durumda, bu adam çaresizliği öğrenir ve bunun neticesinde kadere inanabilir. Bu modern psikolojide öğrenilmiş çaresizlik olarak bilinir. Öğrenilmiş çaresizlik, bir bireyin bir dizi talihsiz olay ya da kader neticesinde, özgür irade üzerindeki kontrolünü kaybetmesidir.

Bazıları, Einstein’ın şüpheci fikirlerine rağmen Niels Bohr’un özgür irade ve kadere güçlü bakış açısının çok önemli olduğunu söyler. Bohr iradenin deneyimsel özgürlüğünün insanın çizgisini kontrol ettiğine inanır. İnsan, özgür irade olmazsa, kaderi ile çaresiz bir şekilde baş başa kalacaktır. Kader derken, bütün olayların önceden ve değişmeyecek biçimde düzenlendiğini anlıyoruz.

Kader ile Özgür İrade Arasındaki Fark

Özetle;

  • Plato’nun İdealar Kuramı’na göre, bir birey eylemleri sırasında özgür irade sergileyebilir. Bireyin kendi kaderi üzerinde seçim hakkı vardır.
  • Psikolojide, insanın kaderiyle doğduğu öğretilir. Gelişimi sırasında buna dayanır ancak özgür iradesi hayatını kontrol eder. Özgür iradesini kaybederse, çaresiz kalacaktır.
  • Bohr’a göre, özgür irade insanın hayat çizgisini kontrol eder ve özgür irade olmazsa insan kaderiyle birlikte çaresiz bir şekilde ortada kalır.
PAYLAŞ

Sizin de söyleyecekleriniz varsa lütfen yazın