Modern fizik geçen yüzyılın iki çok önemli keşfi üzerine kurulmuştur: Kuantum Mekaniği ve Genel Görelilik Teorisi. Her ne kadar, bu teorilerin her ikisi de mevcut fizik anlayışının temelini oluşturuyor olsa da -ikisi birlikte çalışmıyor gibi görünüyor. Fizikçiler yıllarca bu iki teori arasında bağ kurmaya ve ikisi arasındaki boşluğu doldurmaya çalıştılar. Her iki teori de Newton fiziğinin büyük başarısızlıklarıyla başa çıkmak için geliştirildi. Bu iki teori, nesnelerin ne olması ve nasıl davranmaları gerektiği konusundaki algımızı kökten değiştirdi.

Genel Görelilik, Albert Einstein tarafından 1915’te yayınlanan ve özel görelilik ve yerçekiminin sentezini sağlayan modern fiziğin temel yapı taşı olan bir teoridir. Bu teori, astrofizik ve kozmolojinin birçok alanını anlamamızı sağlar. Bir de atom ve atom altı düzeyde maddenin ve enerjinin doğasını açıklayan Kuantum Mekaniği var. Evreni oluşturan fotonların, elektronların ve diğer parçacıkların davranışlarıyla ilgilenir. Her ikisi de temelde farklı formülasyonlarla çok farklı teorilerdir.

Kuantum Mekaniği ne demektir?

Kuantum Mekaniği, modern fiziğin evreni oluşturan fotonların, elektronların ve diğer parçacıkların tuhaf davranışlarını tanımlayan teorik temelidir. Kuantum mekaniği, klasik fiziğin ondokuzuncu ve yirminci yüzyılın sonunda gözlemlenen bir dizi mikro fiziksel olguyu açıklamadaki başarısızlıklarla ortaya çıktı. Atomların yapısını ve hareketini inceleyen fizik dalı kuantum mekaniği olarak bilinir. Moleküllerin ve atomların özelliklerini ve bileşenlerini tanımlamayı amaçlayan modern fiziğin en önemli alanlarından biridir. Basitçe söylemek gerekirse, her şeyin nasıl çalıştığını açıklayan fiziktir.

Genel Görelilik Nedir?

Genel Görelilik Teorisi veya Genel Görelilik, özel görelilik ve yerçekiminin sentezini sağlayan klasik fiziğin temel taşlarından biridir. İzafiyet teorisi, astrofizik ve kozmolojinin birçok alanını anlamamızı sağlar. Genel görelilik, uzay ve zaman hakkındaki fikirlerimizi kökten değiştirdi. Göreliliğe göre, nesneler aynı anda iki farklı durumda olamaz. Ancak buradaki sorun “aynı zamanda” ifadesidir. Zamanın kendisi gözlemciye bağlı göreceli bir kavramdır. Görelilik, bir olay hakkında gözlemlediğiniz ve ölçtüğünüz şeyin, olayın kendisine olduğu kadar kendi bakış açınıza da bağlı olduğu anlamına gelir. İzafiyet teorisi, Albert Einstein tarafından 1915’te yayınlanan geometrik yerçekimi teorisidir.

Kuantum Mekaniği ile Genel Görelilik Arasındaki Fark

  • Hem Einstein’ın Görelilik Teorisi hem de Kuantum Mekaniği, mevcut fizik anlayışının temelini oluşturur. Einstein’ın görelilik teorisinin dayanağı, ışığın hızı ve tüm elektromanyetik radyasyonun, hangi açıdan ölçüldüğünden bağımsız olarak her zaman aynı olmasıdır. Kuantum Mekaniği, modern fiziğin moleküllerin ve atomların özelliklerini ve bileşenlerini tanımlamaya çalışan en önemli alanlarından biridir.
  • Einstein’ın Görelilik Teorisinde olaylar sürekli ve belirleyicidir, yani bir olay hakkında gözlemlediğiniz ve ölçtüğünüz şey kendi bakış açınıza ve olayın kendisine bağlıdır. Gözlemler, gözlemcinin referans çerçevesine göredir. Bir olay sadece belirli bir zamanda ve belirli bir yerde meydana gelen bir olaydır. Olaylar, evrenin uzay-zaman tanımlamasının temel öğelerini oluşturur. Kuantum mekaniğinde olaylar, çok kısa bir sürede, lokalize bir uzay bölgesinde meydana gelen atom altı parçacıklar arasındaki temel etkileşimin sonuçlarıdır.
  • Hem Genel Görelilik Teorisi hem de Kuantum Mekaniği farklı formülasyonlarla temelde çok farklı teorilerdir. Genel Görelilik Kuramı, doğa yasalarının tamamen deterministik olduğunu ima eder. Burada, “determinizm”, kapalı bir sistemin, gerçekleştirilebilecek veya yapılmayacak ölçümlerden bağımsız olarak tamamen nesnel bir şekilde birleştirilmiş önceden belirlenmiş tüm yönlerini ifade eder. Kuantum mekaniği ise, tüm modern fiziğin temel taşıdır: moleküler, katı hal, atom, nükleer, optik, termodinamik, istatistiksel mekanik, vb.
Facebook Yorumları

2 YORUM

Bir Cevap Yazın