Manipülasyon ile Etki Arasındaki Fark

Manipülasyon ile Etki Arasındaki Fark

Birisinin manipülatif olarak adlandırılması, o kişinin karakterinin eleştirisidir. Manipülasyona maruz kaldığını söyleyen biri, kötü muameleye maruz kaldığından şikayet etmektedir. Manipülasyon üç kağıtçılık ve ahlaksızlıktır. Peki neden? Manipülasyonun neresi kötü? İnsanlar her zaman birbirlerini -her türlü yolu kullanarak- etkiler. Ama diğer etkilerden ayrı olarak manipülasyonu farklı kılan ve onu ahlaksız yapan şey nedir?

Günlük yaşamımızda sürekli olarak manipülasyona maruz kalırız. Birkaç örnek verelim. İngilizce’de “gaslighting” diye bir ifade var. Tam anlamı “kendini hatalı hissedecek şekilde birini manipüle etmek/yönlendirmek”. Birisinin kendi kararından şüphe etmesini teşvik etmek ve bunun yerine manipülatörün tavsiyesine güvenmeyi içeren “gaz ışığı” anlamındadır. Suçluluk hissi, manipülatörün yapmasını istediği şeyi yapmama konusunda birisini aşırı derecede suçlu hissettirir. Mahalle baskısı, manipülatörün istediği şeyi yapma konusunda ilgili kişiyi çok hassas hale getirir.

Manipülasyon Örnekleri

Reklamlar, izleyicileri doğru olmayan inançları şekillendirmeye teşvik edecek şekilde manipüle eder. Örneğin Marlboro Adamı’nın çok sağlıklı ve dinç gözükmesi ya da hamburgerlerin çok sağlıklı olduğunun öne sürülmesi gibi.

Kimlik avı (phishing), internet veya telefon dolandırıcılığı ve diğer aldatmacalar kurbanlarını açgözlülük, korku ya da sempati gibi duygularla oynamak suretiyle manipüle ederler.

Dinlere bakacak olursak, manipülasyon bir şeytan icadıdır da diyebiliriz. Adem ile Havva’yı elma ile kandıran ve cenneten kovulmalarına sebep olan durum çok zekice tasarlanmış bir manipülasyondan ibarettir.

Othello’yu okuduysanız bilirsiniz. Iago, Desdemona’nın sadakati konusunda şüphe uyandırarak Othello’yu manipüle eder. Onun kıskançlık ve güvensizlik gibi zaafiyetlerini kullanarak karısı Desdemona’yı öldürmesine yol açar.

Bütün bu manipülasyon örnekleri ahlaksızlık duygusunu paylaşıyor. Peki ortak yönleri nedir?

Manipülasyon ve Zarar

Belki de manipülasyon yanlıştır, çünkü manipüle edilen kişiye zarar verir. Elbette, manipülasyon genellikle zarar verir. Başarılı olursa, manipülatif sigara reklamları hastalığa ve ölüme katkıda bulunur; manipulatif phishing ve diğer aldatmacalar kimlik hırsızlığı ve diğer dolandırıcılık biçimlerini kolaylaştırır; manipülatif sosyal taktikler küfürlü veya sağlıksız ilişkileri destekleyebilir; politik manipülasyon bölünmeyi körükleyebilir ve demokrasiyi zayıflatabilir. Ancak manipülasyon her zaman zararlı değildir.

Ayşe’nin kendisini sürekli istismar eden, ancak kendisine sadık eski eşini bıraktığını varsayalım. Ancak ufak bir yalnız hissetme durumunda ona geri dönme eğiliminde olsun. Şimdi Ayşe’nin arkadaşlarının Iago’nun Othello’da kullandığı teknikleri kullandığını hayal edin. Eski eşinin sadece istismarcı değil aynı zamanda sadakatsiz biri olduğu konusunda Ayşe’yi (yanlış bir şekilde) manipüle ediyorlar. Eğer bu manipülasyon Ayşe’nin uzlaşmasını engelliyorsa, arkadaşlarının onu manipüle etmemiş olmasından daha iyi olabilir. Yine de, birçok kişi için hala ahlaki açıdan tehlikeli görünebilir. Sezgisel olarak, arkadaşlarının Ayşe’nin geri dönmesini engellemeye yardım etmek için manipülasyon yapmayan araçları kullanmaları ahlaki açıdan daha iyi olurdu. Manipüle edilen kişiye zarar vermekten ziyade, manipülasyon hakkında ahlaki olarak şüphelenilen bir şey kalır. Dolayısıyla, “zarar” manipülasyonun yanlış olmasının nedeni olamaz.

Manipülasyon ve Ahlak

Belki de manipülasyon yanlıştır, çünkü doğal olarak ahlaksız yolları olan teknikleri içerir. Bu düşünce, Immanuel Kant‘ın ahlakın birbirimizi sadece nesnelerden ziyade rasyonel varlıklar olarak ele almamızı gerektirdiği fikrinden esinlenenler için özellikle çekici olabilir. Belki de diğer rasyonel varlıkların davranışlarını etkilemenin tek yolu rasyonel iknadır ve bu nedenle rasyonel iknadan başka herhangi bir etki biçimi ahlaki açıdan uygunsuzdur.

Örneğin, Iago’nun manipülasyonunun çoğu Othello’nun duygularına hitap etmeyi içerir. Fakat duygusal temyizler her zaman manipülatif değildir. Ahlaki ikna, genellikle empatiye hitap eder, ya da sizin yaptığınızı başkaları size yaparsa nasıl hissettireceğini hissettirmeye çalışır. Benzer şekilde, bir kimsenin gerçekten tehlikeli olan bir şeyden korkması, gerçekten ahlaksız olan bir şey hakkında suçluluk hissetmesi veya kişinin gerçek yeteneklerine makul bir güven duygusu hissetmesi, manipülasyona benzemiyor. Rasyonel olmayan her etki biçimi manipülatif olacak diye bir şey yoktur.

Manipülasyon ve Etki

O zaman, bir etkinin manipülatif olup olmadığı, nasıl kullanıldığına bağlıdır. Iago’nun eylemleri manipülatif ve yanlıştır, çünkü Othello’yu yanlış şeyleri düşünmek ve hissetmek için tasarlanmıştır. Iago, Othello’nun kıskanmak için bir sebebi olmadığını biliyor, ama Othello’yu yine de kıskanç hissettiriyor. Bu, Iago’nun, Iago’nun yanlış olduğunu düşündüğü inançları şekillendirmek için Othello’yu kandırıp gerekli düzenlemeleri yaparken de uyguladığı aldatmacanın duygusal analoğudur.

Kendini hatalı hissedecek şekilde birini manipüle etmek, manipülatörün, sağlam bir yargıya kavuşmak için ne algıladığını güvensiz hale getirmesiyle oluşur. Aksine, öfkeli olduğu bir anda arkadaşınızın kararının gerçekten geçici olarak yanlış olduğunu biliyorsanız, bu öfkeli arkadaşınıza karar vermekten kaçınması için tavsiyede bulunmanız manipülatif olmaz.

Bir dolandırıcı, varolmayan Nijeryalı bir prens için sizi empatiye ittiğinde, manipülatif davranmış olur, çünkü var olmayan biri için empati hissetmenin bir hata olacağını bilir. Yine de, haksızlığa ve sefalete uğrayan gerçek insanlar için empati için samimi bir itiraz, manipülasyondan ziyade ahlaki iknadır. Sizi aldatan bir eş, ondan şüphelendiğiniz için sizi suçlu hissettirmeye çalıştığında manipülatif davranmış olur.

Son Söz

Bir etkiyi manipülatif ve aynı zamanda yanlış yapan şey aynı şeydir: manipülatörün, kendisinin uygun olmayan bir inanç, duygu ya da başka bir zihinsel durum olarak gördüğü şeyi başkasının da benimsemesini sağlama girişiminde bulunmasıdır. Bu şekilde, manipülasyon yalan söylemeye benzer.

Bir ifadeyi yalan yapan ve ahlaki açıdan yanlış yapan şey aynı şeydir; konuşmacının, kendisinin yanlış bir inanç olarak gördüğü şeyi karşıdakinin de benimsemesi sağlamaya çalışması. Her iki durumda da amaç, başka bir kişinin bir tür hata yapmasını sağlamaktır. Yalancı, yanlış bir inancı size benimsetmeye çalışır. Manipülatör de bunu yapar, ama aynı zamanda uygunsuz bir duyguyu hissetmeye, yanlış şeylere çok fazla önem atfetmeye (örneğin bir başkasının ne düşündüğü) ya da şüphe etmemeniz gereken bir şeyden şüphe etmenize yol açar. Manipülasyon ve manipulatif olmayan etki arasındaki ayrım, etkileyicinin, karşıdakinin düşündüğü, hissettiği, kuşku duyduğu veya dikkat ettiği şeylerde bir tür hata yapmasına çalışıp çalışmadığına bağlıdır.

İnsanlar saf rasyonel iknanın haricinde bir şekilde birbirlerini etkilemeye çalışırlar. Bazen, bu etkiler, diğer insanların karar verme durumlarını, ona doğru şeylere inanma, şüphe etme, hissetme ya da dikkat etme konusunda liderlik ederken; bazen, karar vermeyi, yanlış şeylere inanma, yanlış şeylere şüphe etme, hissetme ya da bunlara dikkat etme konusunda yönlendirerek bozarlar. Ancak manipülasyon, bir kişinin doğru karar verme kabiliyetini engellemek için bu tür etkilerin kasten kullanılmasıyla ilgilidir – manipülasyonun asıl ahlaksızlığı da budur.

Manipülasyon bir çeşit etkidir. Fakat gördüğümüz gibi, manipüle etmek için kullanılabilecek etki türleri de manipulatif olmayacak şekilde kullanılabilir. Manipülasyonu belirlemede önemli olan, ne tür bir etkinin kullanıldığının değil, etkinin diğer kişiyi bir karar vermek için daha iyi veya daha kötü bir duruma sokması için kullanılıp kullanılmadığıdır. Dolayısıyla, manipülasyonu tanımak için, etki biçimine değil, onu kullanan kişinin niyeti üzerine bakmalıyız. Çünkü, başka bir kişinin karar verme durumunu bozmak ve değiştirmek manipülasyonun esasıdır.

Kaynak

Yorum yapın