Şu anda 100 milyon dolar değerinde olan NFT (eşsiz token) endüstrisi, dijital varlıkların sahipliğinin ve özgünlüğünün nasıl algılandığını büyük ölçüde değiştiriyor. Oyun ve blok zinciri dünyasının önde gelen kuruluşları, NFT’leri her türlü şekilde deneme yoluna gidiyor. Bununla birlikte birincil amaç, blok zinciri teknolojisi ortaya çıkana kadar zor olduğu kanıtlanan dijital ögelerin gerçekliğini ve sahipliğini kanıtlamak oluyor.

Blok zinciri teknolojisi sayesinde dijital varlıklar, onları nadir ve yeri doldurulamaz kılan benzersiz tanımlanabilir niteliklere sahip olabiliyor. OpenSea gibi NFT pazarlarında, her türden yaratıcı ve aktarılabilir NFT ögeleri üreten çok sayıda proje çalışıyor.

Geçtiğimiz on yıl, Bitcoin (BTC) ve Ether (ETH) gibi değiştirilebilir dijital varlıklar etrafında çok fazla heyecan toplanmasına neden olsa da eşsiz tokenler daha yeni başlıyor ve onlar hakkında sayfalarca yazmak için şimdiden çok fazla gelişme yaşanmış bulunuyor.

Hızlı bir NFT özeti

Bitcoin gibi değiştirilebilir bir token, kendi türündeki diğer tokenlerden ayırt edilemez ve bunlarla değiştirilemezken, bir NFT (eşsiz token) diğer tokenlerden ayırt edilebilir ve değiştirilemez veya ikame edilemez.

Örneğin bir cüzdandaki bir banknot, kolayca ödünç verilebilir ve bir başka banknotla değiştirilebilir. Banknotu alan kişinin mutlaka aynı banknotu geri vermesi gerekmez. Bu nedenle bu banknot, birebir oranında kendi türünden bir başkası ile değiştirilebilen, değişime izin veren bir ögedir.

Bununla birlikte, benzersiz bir sanat eseri veya bir uçak bileti satın alırken, bu ögelerin benzersiz olduğu varsayıldığı için o öge başka biriyle değiştirilirse aynı değeri elde etmek imkansız hale gelir. Bu nedenle, A noktasına giden bir uçuşta size standart sınıfta koltuk hakkı veren bir uçak bileti, B konumuna giden özel bir jete binmenizi sağlayan bir biletle aynı değildir.

Blok zinciri, fiziksel dünyada herkesin beyzbol kartına sahip olmasına benzer şekilde dijital dünyada NFT’lere sahip olmayı mümkün kılar. Bu dijital varlıklar, blok zincirinde saklanabilir ve yasa dışı yakalama ve çoğaltma riski olmaksızın bir sahibinden diğerine aktarılabilir.

Blok zinciri tabanlı bir oyun geliştirme şirketi olan Immutable’ın pazarlama bölümünün başkan yardımcısı Tyler Perkins konu hakkında konuşarak NFT için mevcut kullanım senaryolarının inanılmaz derecede güçlü olduğunu söylüyor. Video oyunu ögelerinin ve alan adlarının gözetim dışı sahipliğini sağlamak, nadir bulunan dijital sanat eserleri yaratmak veya emtiaları izlemek gibi konularda işe yaran NFTlerin, dijital olarak yerel bir dünyada çeşitli yüksek değerli kullanım durumları için kendilerini iyi bir şekilde borç verdikleri düşünülüyor.

Ancak bir pazar yeri olmadan NFT’leri keşfetmek bir hayli zor olacağı için Perkins, pazar yerlerinin, NFT’lerin keşfinde ve büyümesinde önemli bir rol oynamakta olduklarını hatırlatıyor. Dijital olarak nadir bulunur ve benzersiz bir varlığın ticaretini yapabilme yeteneğininin, teknolojinin birincil satış noktalarından biri olduğunu ifade eden Perkins, bu nedenle de doğal olarak, pazar yerlerinin bunu destekleyeceğine işaret ediyor.

OpenSea

NFT’ler için dünyanın en büyük pazarı olarak lanse edilen OpenSea, eşlerinin çoğunu aşan işlem hacimleri sayesinde dijital koleksiyonlardan alan adlarına, dijital sanat eserlerine, kart oyunlarına ve benzerlerine kadar çeşitli sanal ögeler sunuyor.

Basitçe ifade etmek gerekirse, platform eşsiz tokenler için tek durak noktası olarak çalışıyor. Kullanıcılar ayrıca NFT’lerini özelleştirebiliyor ve bunları pazardaki bir hedef kitleye satabiliyor. OpenSea şu anda 1.2 milyondan fazla NFT’ye ev sahipliği yapıyor ve geliştiricilerin NFT’leri minimum çabayla oluşturup oyunlara entegre etmesini sağlayan araçlar içeriyor.

Şirketin CEO’su Devin Finzer ise NFT endüstrisinin geleceğinin, gerçek dünyadaki varlıkların tokenize edilmesi süreci hızlanmadan önce tamamen dijital halde bulunan oyun dünyasında çok daha fazla etkinlik göreceğine inanıyor.

İlgili Haber:  Atari Tokeni, Halka Açık Satışı Sona Erince %70 Düşüş Yaşadı

PlayDapp

8 Haziran’da PlayDapp, dünyanın dört bir yanındaki kullanıcıların oyun içi ögeleri serbestçe blok zinciri ticareti yapmasına olanak tanıyan bir müşteriden müşteriye NFT pazarı olarak başlatılmış olsa da şu anda platformdaki kullanıcılar, piyasada desteklenen tek blok zinciri oyunları olan CryptoDozer ve DozerBird’den oyun içi ögeler alıp satabiliyor. Along with the Gods: Knights of the Dawn gibi başlıkları piyasaya sürmek için ise planlar yapılıyor.

PlayDapp, NFT ticareti yapmak isteyen oyuncular için bir platform olmanın yanı sıra, yazılımcılar için de destek sunuyor. Platformun genel strateji müdürü Choi Sungwone; şirketin, RPG türündeki oyun ögelerinin PlayDapp sayesinde NFT aracılığıyla takas edilmesini sağlayan araçlar sunmayı planladığını söylüyor.

PlayDapp, kullanıcılar arasında takas edilebilen oyun içi ögeler oluşturmaya odaklanıyor ve dünyanın ilk çevrimiçi oyun ögesi web sitesi Item Bay’in eski baş teknoloji sorumlusu olan Koh Kwang-wook gibi sektör uzmanlarının katılımıyla destekleniyor.

Ayrıca PlayDapp pazarını destekleyen şirketlerden biri olan SuperTree’nin yaklaşık bir yıl önce gelecek vaat eden girişimlerin gelişimini destekleyen bir başlangıç kuluçka programı olan Samsung’un C-Lab programına katılmış olması da dikkat çekiyor.

Game Credits

Game Credits’in sahibi olan Game, e-spor endüstrisinin oyun içi para birimi olmak istiyor. Temelde, Game Credits platformu GameCredits (GAME) tokenini birçok amaç için kullanıyor. İlk olarak token, piyasada NFT’leri alıp satmak için kullanılabilen bir oyun içi para birimi görevi görüyor.

GAME token sahipleri, platformdaki kaliteli oyunların geliştirilmesini finanse etmek için tokenleri de paylaşabiliyor. Token, NFT pazarındaki işlemler için ödeme yapmak ve ayrıca yazılımcılar tarafından NFT’lerin oluşturulmasıyla ilişkili ücretleri ödemek için kullanılabiliyor.

Oyun içi ögeler için bir pazar yeri olmanın yanı sıra Game Credits, yazılımcılara NFT’lerin oyun platformlarına hızlı entegrasyonunu sağlayan hazır araçlar sağlayarak dijital varlıkların sahipliği ve oluşturulması için çözümler de sunuyor.

Game Credits ile yazılımcılar, blok zinciri programlama bilgileri olmasa bile oluşturdukları NFT’lerden para kazanabiliyor. NFT borsalarının ekosistemin önemli bir parçası olduğunun altını çizen Game Credits CEO’su Jason Cassidy, NFT’lerin, kriptonun diğer yarısını temsil ettiklerine inanıyor.

Decentraland

2015 yılında kurulan Decentraland, kullanıcıların arazi parsellerini satın alabilecekleri, geliştirebilecekleri ve daha sonra satabilecekleri bir NFT pazarına sahip, merkezi olmayan, kullanıcıya ait bir sanal dünya sunuyor. Platform ayrıca, kullanıcıların basit yapım araçlarını kullanarak orijinal sanat eserleri ve sahneler oluşturmalarına da olanak tanıyor. Decentraland’ın NFT pazarı, sanal arazi alıp satmanın yanı sıra Ethereum blok zinciri üzerine inşa edilen diğer NFT ögeleri ile giyilebilir avatarlar da sunuyor.

Platformdaki her sanal öge, blok zinciri destekli bir deftere kaydedilen bir tokenle temsil ediliyor. Örneğin, sanal arazi LAND adlı bir tokenle temsil ediliyor ve bu tür tokenlere sahip olanlar, sanal arazinin tepesinde bir ev, otel veya okul gibi diğer ögeleri temsil eden başka tokenler de oluşturabiliyor.

Platform hala geliştirilmekte olsa da Decentraland özünde, yerel bir ekonomik ağa bağlı sürükleyici bir deneyim yaratarak NFT’lerle etkileşime girmenin yeni bir yolunu arıyor.

Enjin

Enjin pazarı, çevrimiçi olan ilk NFT pazar yerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bir blok zinciri varlık ihraç platformu olan Enjin, yazılımcıların Enjin Coin’i (ENJ) NFT’leri geliştirmek için kullanmalarına izin veriyor. Enjin Coin, dijital oyunların oluşturulmasına ve bunlardan para kazanılmasına izin veren Enjin paketini içeren rafine bir NFT standardıyla Ethereum üzerine inşa ediliyor.

İlgili Haber:  Bitcoin'in Fiyat Hareketleriyle Renkleri Değişen Dijital Sanat Eseri 100.000 Dolara Satıldı

Şimdiye kadar Enjin, Minecraft’ta tokenize NFT’lerin kullanılmasını sağlayan açık kaynaklı bir eklenti olan EnjinCraft eklentisi gibi araçlar oluşturmak için sektördeki diğer oyuncularla ortaklık kurduğu için oyuncular, Enjin cüzdanlarını birbirine bağlayarak oyun içi silah ve avatar satın alabiliyor veya bunları Minecraft’taki diğer ögelerle takas edebiliyor.

Ubisoft, Microsoft ve Samsung ile ortaklıklar kuran Enjin ekibi, Ethereum dünyasında popülerlik kazanıyor ve bir yandan NFT’lerin güvenli sahipliğini ve ticaretini sağlamaya devam ederken bir yandan da platformunu büyütmeyi planlıyor.

Rarible

Rusya merkezli bir platform olan ve 2020’de kurulan Rarible, haftalık hacimleri 1 milyon doları aşan NFT’ler için önde gelen pazar yerlerinden biri olma işlevi görüyor.

Rarible, dijital sanat eserlerinin yanı sıra alan adlarından farklı koleksiyon türlerine kadar çeşitli dijital varlıklar sunan, topluluğa ait bir platform olarak hareket ediyor. Oyunculara NFT ticareti yapma kapasitesi sunmasına ek olarak, özelleştirilmiş NFT’ler oluşturmaları için Rarible yönetim tokeni (RARI) sunuyor. Bu özellik, sanatçıların müzik albümleri, filmler ve hatta mülkiyeti blok zincirinde güvence altına alınmış kitaplar oluşturmasına olanak tanıyor.

Rarible tokeni aynı zamanda bir yönetim tokeni olarak da kullanılabiliyor ve böylelikle Rarible pazarını merkezi olmayan özerk bir organizasyona daha da kaydırıyor.

Rarible, kısa süre önce New York merkezli bir blok zinciri yatırım şirketi olan CoinFund ile ortaklık kurduğu için şirketin, NFT pazarının daha da geliştirilmesi için finansman alması bekleniyor.

İleriye giden bir yol

Şu anda kripto topluluğunda Bitcoin ve Ether gibi değiştirilebilir dijital varlıkların piyasa güçleri tarafından belirlenen değerine ilişkin bir fikir birliği yaşanıyor. Bununla birlikte, değişmeyen eşsiz varlıklar ise tamamen farklı nedenlerle değerleniyor ve giderek blok zinciri tartışmasının diğer yarısı haline geliyor.

2.5 milyardan fazla kullanıcının dahil olduğunu gösteren raporlarla Cassidy, gelecekteki büyümenin NFT borsalarının kullanılabilirliğine dayandığına inanıyor. Sanat gibi sıcak NFT sektörlerinin, değerlerinin doğası gereği tamamen öznel olduğundan fiyat keşfinin şekillenmesine izin vermek için bu pazarlara ihtiyaç duyduğu belirtilirken borsaların da bu temeli yeni bir varlık sınıfının farkına varmanın yanı sıra ona yatırım için doğrudan erişim sundukları kaydediliyor.

Blockchain Game Alliance gibi kuruluşlar, sektörü daha da geliştirmek için NFT odaklı zihinleri bir araya getirmeye çalışırken, NFT’nin konumu açısından gelecek oldukça parlak görünüyor. Ancak, bu yolda hala mevcut olan birkaç zorluktan da bahsediliyor. Örneğin Cassidy, piyasanın sınırlı sayıda alıcıyla hala erken aşamalarında olduğundan, likidite eksikliğinin belirli NFT’lere yatırım yapmayı riskli hale getirdiğine inanıyor. Ayrıca varlıkların değeri sübjektif kabul edildiğinden, yatırımcı istediği fiyatı alabilmek için bir süre beklemek zorunda kalabiliyor.

Buna ek olarak NFT’lerin çoğu Ethereum üzerine kurulduğu için Cassidy; Ethereum ölçeklendirmek için ne kadar çok mücadele ederse, ERC-721 ve ERC-1155 standartları şu anda var olan tüm NFT’lerin büyük bir kısmını temsil ettiğinden, NFT endüstrisinin sahip olacağı zorluğun o kadar artacağını söylüyor.

Ayrıca ölçeklenebilirliğin, endüstrinin daha fazla büyümesini engelleyen ana sorun olduğuna da inanılıyor. Ancak zincir dışı işlemlerin, merkezi olmayan uygulamalar tarafından işlenmesini iyileştirmeyi uman ölçeklenebilir ikinci katman çözümleri geliştirme çabaları göz önüne alındığında, ölçeklenebilirliğin uzun bir süre sorun olmayabileceği de düşünülüyor. Bu nedenle ikinci katman çözümlerinin, NFT’leri bir kullanıcıdan diğerine taşıma maliyetini azaltırken, aynı zamanda Ethereum tabanlı platformların genel verimliliğini arttıracağı düşünülüyor.

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın