Öldükten Sonra Dondurulmak

0
577

Öldükten Sonra Dondurulmak. Cryonics. Kryos Yunanca “soğuk” anlamına geliyor. Modern tıp tarafından hastalığına çare bulunamayan veya ölmek üzere olan insanların öldükten hemen sonra cesetlerinin düşük sıcaklıkta saklanmasına deniyor. Peki öldükten sonra neden soğukta saklanıyor bu insanlar? Çünkü ileride gelişen teknoloji sayesinde tekrar hayata döndürülebileceklerini düşünüyorlar. Aslında baktığımızda pek de mantıksız gözükmüyor. Kim ölümsüz olmak istemez ki? Bu yazıda bu konuyu detaylı bir şekilde işliyor olacağız. Öncelikle Cryonics: Canlı Dondurma Bilimi hakkında genel bir bilgi verip, geçmişinden bahsedeceğim.

Kriyoprezervasyon ya da dondurarak saklama henüz geri dönüşü olan bir işlem değil. Yani mevcut teknoloji ile insanları veya diğer canlıları dondurup vücutlarını saklayabiliyor bilim adamları fakat henüz tekrar hayata geri getirme yapılamıyor. Kriyonikler yani bu bilime kendini adayan insanlar ileride bir gün teknolojinin dondurulan canlıları geri getirmeyi başarmasını umut ediyor.

Canlı dondurma bilimi geleneksel bilim dünyasında şüpheyle yaklaşılan bir bilimdir ve normal tıbbi pratiğin bir parçası olarak kabul görmez. Dondurulmuş bir insanı tekrar hayata geri döndürmenin ileride mümkün olup olmayacağı bilinmiyor. Kriyonikler ölümün bir olaydan ziyade bir işlem ve süreç olduğuna inanır. Tıbbi ölümün; bir ölüm teşhisi olmasından ziyade ölümün bir prognozu olduğuna inanılır. Kriyonik hastaların henüz beyinlerindeki bilgileri/hatıraları kaybetmediği varsayılır. Bu bakış açıları tıbbın spekülatif kısımları olarak görülür.

Canlı dondurma işlemleri ancak yasal ölümden sonra başlayabilir ve dondurulan kişilere kriyonik hasta adı verilir. Ölmüş olmalarına rağmen henüz tam ölü sayılmadıklarından “hasta” olarak adlandırılırlar.

Ölüyü dondurma işleminde ideal olan kalbin durmasının hemen ardından hızlı bir şekilde yapılmasıdır. Tarihte öldükten sonra ilk dondurulan insan doktor James Bedford idi ve 1967 yılında donduruldu. 2014 itibariyle ABD’de yaklaşık 250 kişi öldükten sonra donduruldu, yaklaşık 1500 kişi de dondurulmak için rezervasyon yaptırdı.

Öldükten Sonra Dondurulmak

Uzun süreli hafıza ve kişilik dahil olmak üzere “kişisel kimlik” ile ilintili herşey beynin içerisinde -canlılığını devam ettirebilmek için devamlı bir beyin aktivitesine ihtiyaç duymayan- sağlam hücre yapıları ve moleküllerde saklanır. Bazı durumlarda beynin fonksiyonları durabilir ve uzun süreli hafıza ile birlikte yeniden fonksiyonel hale gelebilir. Bazı ameliyatlarda hastalar 12-18 derece arasında 30 dakika veya daha fazla bir süre beynin herhangi bir elektriksel aktivitesinin olmadığı tıbbi ölüm seviyesinde tutulabiliyor ve daha sonra hafızaları çalışır halde tekrar uyanabiliyorlar. Diğer büyük memelilerde de 3 derece sıcaklıkta 3 saat boyunca tıbbi ölümden uyandıktan sonra hafızanın korunduğu ispatlanmıştır.

Öldükten Sonra Dondurulmak
Öldükten Sonra Dondurulmak

Kriyotikler biraz daha ileriye giderek beynin hayatta kalabilmek veya hafızayı koruyabilmek için devamlı olarak aktif olması gerekmediğini iddia eder. Beyni çok ciddi bir şekilde hasar görmüş insanların hafızalarıyla birlikte yaşamlarına devam ettikleri örnekler öne sürülür. Kriyotikler beynin yapısının değişmediği sürece hafızanın ve bilgilerin geri getirebileceğini savunurlar. Kriyotikler yasal olarak ölü bir insanın aslında ölü olmadığını, bu insanın beynindeki bilgilerin halen yaşadığı ve geri getirilebilir olmasından dolayı muhtemelen halen canlı olduğunu düşünürler ve gerçek ölümün beyindeki bilgilerin ve kişisel kimliğin geri getirilmesinin mümkün olmadığı (beynin tamamen parçalanması, yanması, yok olması vb) durumlarda gerçekleştiğini söylerler.

Dondurma işlemi -130°C’de gerçekleşir ve bu şekilde beyindeki “benliğin” ve bilgilerin hasar görmeden saklanabildiği ve ileride gelişen teknoloji ile bu benliğin geri getirebileceği düşünülür.

Pratikte nasıl oluyor?

Şu an bu işi yapan şirketler var. İnsanları öldükten sonra belirli bir ücret karşılığında donduruyorlar. 2014 itibariyle öldükten sonra dondurulma maliyeti yaklaşık 30.000 ile 200.000 dolar arasında değişiyor. Bu ücrete ölümden hemen sonra tıbbi ekibin gelmesi, cesedin camla vitrifiye edilmesi, depolanacağı alana buz içinde taşınması, likit nitrojen içinde bir yerde süresiz saklanması gibi maliyetler dahil. 2016 itibariyle dünyada biri Rusya’da diğer 3’ü ABD’de olmak üzere toplam 4 tane dondurulmuş ceset saklama yeri var. Bu işi yapan Rus firması KrioRus, cesetleri devasa termoslar içerisinde toplu halde saklamakta ve bu iş için yaklaşık 12.000 ile 40.000 dolar arası bir ücret almakta.

Saklama teknikleri nasıl?

Biyolojik dokuların uzun süreli saklanması sıcaklığın -130°C’nin altında tutulması ile sağlanıyor. Likit nitrojen içerisinde -196°C’de de tutulduğu olabiliyor. Daha düşük sıcaklıkta saklamaya kriyoprezervasyon deniyor. Yaygın inanışın aksine, kriyoprezervasyon esnasında donan su aslında hücrelerin dışındaki sudur, içerisindeki değil. Hücreler donma esnasında patlamazlar, susuz kaldıklarından kururlar ve kendilerini çeviren buz kristalleriyle sıkıştırılırlar.

Yeniden hayata dönme

Dondurulan insanların gelecekte tekrar hayata döndürülebileceğini düşünen insanlar genelde nanoteknoloji ve moleküler biyoloji gibi bilim dallarından medet umarlar. Oksijen eksikliğinin verdiği hasarı ve termal stresi iyileştirebilecek teknolojiler gelişirse yeniden hayata dönmenin mümkün olacağı düşünülür.

Kriyonistler, dondurularak saklanan insanların gelecekte diğer insanlara kıyasla daha kolay hayata döndürüleceğini savunur.

Bazıları da alternatif olarak, dondurulan beyin hücrelerinin tarandıktan sonra dijital ortama aktarılarak hayata döndürülebileceğini söyler. Hatta buna “felsefik zombi” deniyor.

New York Times’ın araştırmasına göre ölümden sonra dondurulma işlemini yapanlar genelde dinsiz beyaz insanlar. Erkeklerin oranı kadınlardan 3 kat fazla.

2015 yılında Çinli çocuk yazarı Du Hong öldükten sonra dondurularak bu işlemi yapan ilk Çinli ünvanını almış oldu.

Öldükten Sonra Dondurulmak Neden Mantıklı

Robert Ettinger 1930’larda bilim kurgu ile çok ilgilenen bir çocuktu. Yaşlanmaya ve ölüme çare bulma yollarını düşünür, bilim adamlarının yakın zamanda yaşlanmaya ve ölüme çare bulacaklarına inanırdı. Fakat yaşı ilerledikçe bilim dünyasında bu konuyla ilgili herhangi bir gelişme göremedi. O zaman kendisi bir fizik profesörü idi ve bilim dünyasının kendisi henüz hayatteyken bu sorunu çözemeyeceğini ve kendisinin bundan faydalanamayacağını farketti. Ona göre ölüme ve yaşlanmaya çare gelecekte birgün bulunacaktı ve kendisi bu fırsatı kaçırmak istemiyordu. Dolayısıyla bu fırsatı kaçırmamak için neler yapabileceğini düşünmeye başladı.

Öldükten sonra toprağa gömülmek veya yakılmak yerine eğer uygun derecede soğutulursa gelecekte bilimadamları ölüme ve yaşlanmaya çare bulduklarında kendisi tekrar hayata geri döndürülebilirdi. Bilimadamları gelecekte teknolojide ileri seviyeye gidip kendisini ve çürümemiş dokularını yeniden hayata döndürebilirdi.

1962 yılında Ölümsüzlükten Beklentiler (The Prospects of Immortality) adlı kitabı yazdı ve böylece kriyonik hareket (Öldükten Sonra Dondurulmak) doğmuş oldu.

Öldükten sonra dondurulmayı ilk deneyen kişi 1967 yılında 73 yaşında kanserden ölen psikoloji profesörü James Bedford oldu. Kendisi şu an Arizona’da likit nitrojenle dolu bir teknede diriltilmeyi bekliyor.

Şimdi burada 1 saniye duralım. Bundan 1 yıl önce öldükten sonra dondurulma hakkında hiçbirşey bilmiyordum ve konuyla ilgili tek fikrim şuydu:

“Öldükten sonra dondurulma, ölümü kabullenemeyen zengin insanların gelecekte dirilme umuduyla kendilerini dondurdukları dehşet verici bir işlemdir. Bu tür kendini donduran insanlar genelde Scientology-benzeri kültlere mensup kişilerdir.”

Fakat sonra konu hakkında bilgi edinmeye başladım. Ve okudukça, öğrendikçe aslında yukarıda italik bir şekilde yazdığım fikirlerimin yanlış olduğunun farkına vardım.

Aşağıda adım adım nasıl kendinizi dondurabilirsiniz bunları detaylı bir şekilde anlatacağım.

1. Adım: Bu işi yapan bir firma seçin

Dünya genelinde öldükten sonra dondurulma işini yapan 4 firma var. Alcor (Arizona, ABD), Cryonics Institute (Michigan, ABD), American Cryonics Society (California, ABD) ve KrioRus (Rusya). KrioRus en son kurulan firmalardan ve cazip fiyatlarıyla pazarı kızıştırdı fakat Alcor ve CI pazarın devleri ve kendi depolama merkezleri var.

Araşırmalarıma göre Alcor diğerlerine göre daha güzel ve uygun gözüküyor. CI ise doğrudan bu hareketi başlatan Ettinger’in olduğu için fiyatları daha cazip. Hem Alcor hem CI kâr amacı gütmüyor ve şu an depolarında dondurulmuş 150 insan var. Alcor’un 1000 üyesi var ve bunlar birgün gelip ölünce burada dondurulacak kişiler. CI’nın ise yaklaşık 500 üyesi var.

2. Adım: Üye olun

Öldükten sonra dondurulmak için yapmanız gereken ilk işlem firmayı seçmek ve sonrasında üye olmak. Üye olabilmek için birtakım başvuru belgeleri doldurmanız, imzalamanız, noterden tasdikletmeniz ve 3 şey için ödeme yapmanız gerekiyor: yıllık üyelik ücreti, öldükten sonra cesedinizi şirketin depolama alanına taşıma ücreti, dondurulma, yeniden diriltilme ücreti.

Alcor’un yıllık üyelik ücreti yaklaşık 700$. Cesedin taşınması, dondurulma ve yeniden diriltilme ücreti ise toplam 200.000$. Alcor size vücudunuzu atıp, sadece beyninizi dondurma seçeneği de sunuyor. Buna neuropreservation (nöroprezervasyon) deniyor. Eğer bu opsiyonu seçerseniz ödeyeceğiniz tutar 80.000$’a kadar düşüyor.

CI’nın yıllık üyelik ücreti 120$ ya da bir defada 1250$ ödeyerek ömürboyu üyelik alabilirsiniz. Cesedin taşınması, dondurulma, yeniden diriltilme ücreti toplam 35.000$. Yine aynı şekilde ömürboyu üyelik seçeneğini seçerseniz bu rakam 28.000$’a düşüyor. Bu Alcor’a kıyasla çok daha ucuz. Çünkü;

  1. Bu rakama ulaşım ve taşıma dahil değil. Eğer zaten şirketin yakınlarında yaşıyorsanız bu noktada bir kârınız var. Eğer uzakta yaşıyorsanız şirketin partner taşımacılık firmasıyla anlaşma imzalamanız gerekiyor. Bu da yaklaşık 95.000$ civarında.
  2. Alcor aldıkları ücretin büyük kısmını Hasta Bakım Fonu‘nda kullanıyor. 1970’lerde çok fazla canlı dondurma şirketi vardı fakat çoğu iflas etti ve dondurdukları insanları dondurmaya devam edemediler. Alcor aldığı ücretin büyük kısmını işte bu hasta bakım fonunda tutarak firmanın ticari sorunlar yaşamaya başlama ihtimaline karşın hastalarının bundan etkilenmemesini planlıyor.

3. Adım: Yaşam sigortanıza seçtiğiniz kriyonik firmasını ekletin

Saçma geliyor di mi? Ama aslında mantıklı olan bu. Hem Alcor hem CI düşük bütçeli küçük firmalar. Fakat hasta açısından baktığımızda ödenilen rakamlar eğer çok zengin değilseniz yüksek rakamlar. İşte eğer yaşam poliçenize bu seçeneği de ekletirseniz, sigorta firmanız sizin adınıza ödemelere devam edecek. Ayda 100-300$ arası poliçe tutarlarıyla bu seçeneği sigortanıza ekletebilirsiniz.

4. Adım: Bileziğinizi takın ve hayatınızı yaşamaya devam edin

Dondurulma seçeneğini seçen insanlara bilezik ve kolye veriliyor. Bu takılarda gerekli prosedürler ve iletişim bilgileri var. Bu bilezik ve kolyelerin sürekli takılması isteniyor. Çünkü ani bir şekilde ölürseniz bilezik ya da kolyenizi bulanlar hemen firma ile iletişime geçecek.

5. Adım: Ölün

İşte dönüm noktası ve en zor kısım burası. Hayatı yaşam ve ölüm diye iki farklı nokta olarak kabuk ediyoruz. Ve herhangi bir zaman diliminde bir insanın ya kesinlikle canlı ya da kesinlikle ölü olduğuna inanıyoruz. Fakat gelin bu varsayımı bir inceleyelim:

Şimdi sağlık bakış açısından “ölmeye mahkum” ne demek önce ona bir bakalım. Bir insanın ölmeye mahkum olduğuna karar vermeden önce 2 şeyi öğrenmemiz gerekir; nerede ve ne zaman. Örneğin 1740 yılında 3 yaşındaki ileri derecede zatürre bir çocuğun ölmeye mahkum olduğunu söyleyebiliriz. Aynı hastalıktaki bir çocuk bugünkü koşullarda ise ölmeye mahkum değil ve tamamen iyileştirilebilirdir. Aynı şeyi mekan olarak da söyleyebiliriz. Afrika’da ücra bir köyde yüksek bir yerden düşen bir insanın ölme ihtimali ile Londra’da şehir merkezinde yüksek bir yerden düşen insanın ölme ihtimalleri aynı değildir.

Ölüm sezgisel değildir. Alcor CEO’su Max More şöyle diyor: “Bundan 50 yıl önce sokakta yürürken önünüzde biri yıkılsa ve nefes alışverişi kesilse o kişiye bakıp öldüğünü söylerdiniz. Fakat bugün onu yapmıyoruz. Kalp masajı ve benzeri tüm seçenekleri deniyoruz. 50 yıl önce olsa öldüğünü düşündüğümüz insanların aslında bugün henüz ölmemiş olabileceklerini biliyoruz.

Ölmek demek kalbin 4-6 dakika boyunca durması demek çünkü beynin oksijensiz yaşayabileceği vakit o kadar. Fakat Alcor sitesinde sık sorulan sorular kısmında şöyle bir açıklama yapıyor; “Beyin oksijen olmadan birkaç dakika sonra anında yok edildiği için değil, sıcak kan sirkülasyonu yüzünden ölür. Soğuk kan yerine ılık kan sirkülasyonu sağlanırsa, yüksek basınçla tıkalı damarlar açılırsa, aşırı oksijenasyon önlenirse ve hücrelerin ölümü ilaçlarla durdurulursa beyin ölümünün önüne geçilmiş olunur.” Sitede ayrıca “yeni deneysel tedavilerle 10 dakikadan fazla kalp masajıyla beyin hasarı gerçekleşmeden ölünebilir.” deniyor.

Öldükten sonra dondurulmak belki bazıları için umuttur. Öldükten sonra dondurulmak için tıklayınız. Şaka tabii 🙂

PAYLAŞ

Sizin de söyleyecekleriniz varsa lütfen yazın