Rasyonalizm ve Empirizm Arasındaki Fark

0
2368

Rasyonalizm ile empirizm arasında büyük farklılıklar vardır. Hatta bu iki akım birbirinin açıkça tam karşısındadır. Rasyonalizm doğuştan fikirlere, akla ve tümdengelime meyillidir. Empirizm ise duyuma, tümevarıma ve doğuştan olmayan fikirlere odaklanır.

Rasyonalizmde doğuştan fikirler inancı vardır. Yani doğmadan önce sahip olduğumuz düşünceler ve fikirler vardır. Örneğin reenkarnasyon gibi. Plato bunu İdealar Kuramı‘nda herkesin gidip bilgi edindiği ve sonrasında görünen dünyaya geldiği yer olarak açıklar. Yani doğmadan önce bir yerlerde bilgileri edinip dünyaya o şekilde geliriz der. Plato’nun doğuştan fikirler kuramı bazı insanların doğal olarak başkalarından bazı konularda neden daha iyi olduğunu bu şekilde açıklar.

Aklın bilginin ana kaynağı olduğuna olan inanç da rasyonalizmi epirizmden ayıran en büyük farklardan biridir. Rasyonalistler 5 duyu organının insana sadece fikir verebileceğini ama akıl ve nedensellik veremeyeceğini savunur. Örneğin Descartes Mum Argümanı‘nda bu durumu şöyle anlatır: mumun başlangıçta sabit bir şekli vardır, yanmaya başlayınca erir ve başlangıçtaki şeklinden oldukça farklı bir şekil alır.  Bu argüman duyularımızın bizi yanıltabileceği ve güvenilemez olduğunu ispatlamak için kullanılır.

Rasyonalizm ve Empirizm Arasındaki Fark
John Locke

Rasyonalizmin üçüncü önemli karakteristiği tümdengelimdir. Rasyonalizmde sebepten önce kesinliğe ve sonuca bakılır. Örneğin Descartes tümdengelimli muhakeme ile tanrının varlığını ispatlamaya çalışır ve şöyle der: Aklıma mükemmel bir maddeye dair fikir var. Fakat ben bu mükemmel madde değilim. O zaman bu fikrin sahibi kesinlikle ben değilim ve formal bir gerçeklik ya da mükemmel bir varlık var ve bu tanrıdır. Çünkü sadece mükemmel olan mükemmeli yaratabilir ve ayrıca mükemmel olmayanı da yaratabilir. Fakat mükemmel olmayan mükemmel olan birşeyi yaratamaz.

Rasyonalistlerin tersine, empiristler bilginin ana kaynağının duyumlar ve duyu organları olduğunu düşünür. John Locke bu durumu düşünceleri ikiye ayırarak şöyle ifade eder: 1) basit ve 2) karmaşık. Basit fikirler sadece duyulara bağlıdır. Örneğin renk, boyut, şekil vs basit fikirlere girer. Karmaşık fikirler ise basit fikirlerin bir araya gelmesiyle oluşur.

Empiristler düşüncelerin sadece deneyimler sonucu elde edilebileceğini, doğuştan kazanılamayacağını savunur. Rasyonalistlerin doğuştan fikirler konseptine karşı çıkarlar. Buna örnek olarak da çocukları gösterirler. Eğer gerçekten böyle bir doğuştan gelen bilgileri varsa çocuklar bunu neden göstermiyorlar derler. Neden çocuklar konuşmayı ve yürümeyi öğrenmek zorundadırlar derler. Doğuştan biliyorlarsa neden doğar doğmaz yürümez ya da konuşmazlar derler. Locke sadece deneyimlerle basit fikirlerin teşekkül edebileceğini ve sonrasında karmaşık fikirlere dönüşebileceğini savunur.

Empiristleri rasyonalistlerden ayıran bir diğer fark da tümevarımdır. Çok az şeyin kesin olarak ispatlanabileceğine inanırlar. Örneğin duyularımız sayesinde bazı şeyleri biliriz. Çimenin renginin yeşil olduğunu, kanın renginin kırmızı olduğunu biliriz fakat bu objelerin bizimle aynı fikirde olup olmadığını asla bilemeyiz. Yani biz çimene bakmadığımızda çimenin renginin halen yeşil kalıp kalmadığını, biz bakmadığımız zaman renginin değişmediğini asla kesin olarak bilemeyiz. George Berkely bunu açıklarken önce tanrının varlığını kabul eder ve sonra biz bakmadığımız zaman bile bu objelerin renklerini korumasını tanrının bütün objeleri algılayışı olarak görür.

PAYLAŞ

Sizin de söyleyecekleriniz varsa lütfen yazın