Rönesans ile Ortaçağ Arasındaki Fark

0
380

“Rönesans” kelimenin tam anlamıyla “uyanış” ya da “yeniden doğuş” demektir. 14. ve 16. yüzyıllar arasında bir Avrupa kültür hareketiydi. Ortaçağ ise 5. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar olan dönemdir. Karşılaştırıldığında, her iki dönem oldukça farklıdır.

Rönesans öğrenmenin yenilenmesi, altyapının geliştirilmesi ve eğitimde kademeli reform içeren bir kültür hareketidir. Rönesans, Ortaçağ ile Yakın Çağ arasında bir tür köprü olarak kabul edilebilir. Rönesans dönemi sanat eserleriyle bilinir. Bu dönemde Leonardo da Vinci, Petrarca, Dante ve Michelangelo gibi dahiler yaşamıştır.

Sanat Alanındaki Farklılık

Rönesans ve Ortaçağ’da arasındaki en belirgin fark sanattır.

Rönesans sanatçıları sanatın daha klasik biçimini izledi ve ağırlıklı olarak insan güzelliği ve dini konuları eserlerine yansıttılar. Rönesans sanatçılarında derin bir perspektif duygusu vardı ve iki boyutlu efektleri geliştirdiler. Michelangelo’nun David’i Rönesans sanatının güzel bir örneğidir.

Rönesans ile Ortaçağ Arasındaki Fark
Michelangelo’nun Davut Heykeli; Rönesans heykel sanatının bir başyapıtı kabul edilmektedir.

Ortaçağ ise Gotik sanatı canlandırdı. Gotik tarz mimarisi; sivri kemerler ve nervürlü tonozlar ile karakterizedir. Bu tarza ince ahşap ve taş işçiliği de dahildir. Gotik sanat uçan payandaları ve süslü duvarları kullanır. Ortaçağ’a ait iyi bir örnek olarak Paris’te bulunan Notre Dame Katedrali gösterilebilir.

Edebiyat Alanındaki Farklılık

Rönesans ile Ortaçağ arasındaki bir başka karşılaştırma noktası edebiyattır. Matbaanın gelişmesi Rönesans döneminin en büyük kültürel başarısı oldu. Bu durum yazarları yerel dilde yazmaya teşvik etti. Yazarlar Yunanca ve Latince’den anadillerine döndüler. Bu çağda edebiyat, Elizabeth dönemi edebiyatı şeklinde yeni zirvelere ulaştı. Hümanizm denilen insanların portresini işleyen akım edebiyatta görülmeye başlandı.

Ortaçağ döneminde ise, İngiliz edebiyatı karanlık bir faz ile karşı karşıya kaldı. O dönemin dili Latince ve Yunanca idi. Yazarlar parşömen kağıt kullanırdı ve tüm metinler özenle eğitilmiş katipler tarafından çok meşakkatli bir şekilde el yazısıyla yazılırdı.

Kiliseler

Ortaçağda kilisenin gücü zirvede idi. Kilisenin bireylerin yaşamları üzerinde güçlü bir etkisi vardı. İnsanlar kilise kanunlarını doğrudan Tanrı’dan geliyor gibi kabul etti ve izledi. Zamanla, kilisenin düşüşüne yol açan birçok kötü alışkanlık bu sisteme girdi.

Rönesans öncesi, Roma Katolik Kilisesi tek evrensel Avrupa kurumuydu. Rönesans dönemi hümanizm ideolojisini getirdi. Bu dönemin, çağdaş teoloji üzerinde büyük bir etkisi olmuştur.

PAYLAŞ

Sizin de söyleyecekleriniz varsa lütfen yazın