Blockchain tabanlı sosyal ağlar, Facebook, Twitter gibi sektördeki tekel teknoloji devlerini ve ifade özgürlüğünü gelecekte dönüştürebilir.
Blockchain tabanlı sosyal ağlar, Facebook, Twitter gibi sektördeki tekel teknoloji devlerini ve ifade özgürlüğünü gelecekte dönüştürebilir.

Toplamda 40 adet Facebook benzeri sosyal ağın size daha iyi bir hizmet sunabilmek için rekabet halinde olduğu bir dünya düşünsenize?

Unstoppable Domains’in kurucu ortağı Bradley Kam, ABD hükümetinin şifrelemeyi önleme yasalarının ya da teknoloji devlerinin internetin geleceği için gerçek bir tehdit oluşturmadığına inanıyor. Kam, “Hem hükümetler hem de dev platformlar, merkezi olmayan internet çağının başlamasına yardımcı oluyor” diyor.

Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Kam, “İnternetin oldukça iyi çalıştığına dair popüler bir söylem vardı. Sanırım bu söylem birkaç yıl öncesinde yaygındı ve şu anda bu görüşün neredeyse tamamen geçerliliğini yitirdiğini düşünüyorum. Gündemde şifrelemeyi önleme yasaları veya Barack Obama gibi yüksek profilli siyasetçilerin Twitter’da hacklenmesi gibi pek çok farklı konu var. Bu nedenle genel anlamda teknoloji tekelleri güçlerini ne kadar kötüye kullanırsa, bunun merkezi olmayan bir internet teknolojisinin ortaya çıkması konusunda daha iyi ve daha net bir argüman olacağını düşünüyorum.”

Facebook ve Twitter’ın sansür politikaları

Facebook ve Twitter gibi teknoloji platformları aynı anda hem sansür uygulama hem de yeterli sansür uygulamama gerekçeleriyle eleştiriliyor. Kam, merkezi olmayan bir internet sisteminin her iki sorunu da çözebileceğini söylüyor. Ona göre gelecekte Facebook gibi birbiriyle rekabet edecek onlarca DApp (merkezi olmayan uygulama) ortaya çıkacak.

Bu uygulamaların arasındaki farklılaşma noktalarından birinin ise ifade özgürlüğünü ele alış şekilleri olacağını belirten Kam şu ifadeleri kullandı: “Şu anda Facebook sizi filtrelemeye karar verirse, tamamen bittiniz demektir ve internetten tabiri caizse silinmiş olursunuz; başka bir seçeneğiniz olmaz. Öyleyse mevcut durumda, Facebook’un kararı eşittir ifade özgürlüğü diyebiliriz. Bu ise aslında ifade özgürlüğünün sonu anlamına geliyor. Oysa gelecekteki dünyada, 40 farklı Facebook benzeri platform olacak ve ifade özgürlüğü için takındıkları tavır onları birbirlerinden ayrıştıracak. Yani birinden filtrelenirseniz, yine de başka bir yerde olabileceksiniz.”

İlgili Haber:  Blok Zinciri, Twitter ve Facebook'un Denetim Sorunlarını Çözebilir

Tüm bunların kaosa yol açabileceğini düşünen Kam, yine de ifade özgürlüğünün geleceğini güvence altına almanın çok önemli olduğunu şu cümlelerle vurguluyor: “Bizi kaotik bir internet ortamı bekliyor ve aynı anda belki de düzinelerce uygulama var olacak ama bu aynı zamanda %99.999’umuzun itiraz ettiği şeylerin filtrelenebileceği en azından bir tane platformun var olacağının garanti olduğu anlamına geliyor.”

Bununla birlikte dikkate alınması gereken şey; Facebook, Twitter, Instagram ve Google’ın özünde tekelci olmalarının nedenlerinden birinin ağ etkisi (network effect) olduğu gerçeğidir. Bu platformlar, ne kadar çok insan katılırsa o kadar faydalı hale geliyorlar. Daha iyi bir teknolojiye sahip Facebook’a benzer yeni bir sosyal ağ, orijinaliyle rekabet edemez çünkü bu platformu kimse kullanmazsa sunduğu inanılmaz özellikler ne olursa olsun işe yaramayacaktır.

Bu nedenle Steem gibi merkezi olmayan Blockchain tabanlı sosyal ağlar, kripto gettosunun sınırlarından kaçmak için güçlü bir şekilde mücadele ettiler. Buradan hareketle, bu hayalini kurduğumuz “40 farklı Facebook platformu”nun orijinalini tahtından indirebilmesi için en azından birlikte çalışıyor olmaları gerektiğini söyleyebiliriz.

Facebook Yorumları

Bir Cevap Yazın