Ütopya ile Distopya Arasındaki Fark

0
361

Ütopya ile distopya aynı madalyonun iki yüzüdür. İki uç noktanın bilim kurgu kurulumunu resmederler. Edebiyat bu iki konsepti daha derinlemesine irdeler. Ama tanımı gereği, “ütopya” insanların mümkün olan en ideal ve en mükemmel yaşamı deneyimledikleri bir toplum ya da topluluktur. Buna karşılık, “distopya” çoğu insan için son derece tatsız yaşam ve çalışma koşullarının olduğu bir yeri vurgulamaktadır. Distopyada çoğu toplum ya da devlet sistemleri tümden kötüdür.

Ütopya

Ütopya dinlerde vadedilen cennet olarak düşünülebilir. Ütopya kelimesi ilk olarak 1516 yılında Thomas More tarafından “Ütopya” başlıklı eserde ortaya atıldı. Thomas More, ütopyayı, her şeyin düzgün çalışıyor gibi gözüktüğü hayali ve yalnız bir ada olarak nitelendirdi. Ütopya, dost canlısı insanlarla yaşayan, temiz, ferah binalarda çalışan, mavi gökyüzü, sıcak ve parlak güneş ışığına bakan, işe mutlu giden ve herkesle uyum içinde yaşayan bir topluluğu anlatır.

Ütopya ile Distopya Arasındaki Fark
Ütopya

Ancak birçok kişinin ütopyayı saf bir kurgu ya da hayal ürünü olarak kabul etmesinin bir nedeni var. Çünkü ütopya fikri özünde imkansız görünür. Mükemmeliyetin gerçek maddesel dünyası gerçekten var olamaz. Bu yüzden, “ütopya” tam anlamıyla, fiziksel olarak var olmayan hayali iyi bir yer olarak çevrilmiştir. Bu tür bir dünya sadece gerçekçi değil, aynı zamanda pratik de değildir.

Distopya

Buna karşılık, aynı zamanda anti-ütopya ya da kakotopya olarak da bilinen distopik bir dünya, tamamen harabelerden ve yıkıntılardan oluşan bir dünyadır. Distopya kelimesi de ütopya ile aynı zamanda icat edildi. Ancak, kullanımına 19. yüzyılın sonlarında başlandı. Distopik bir dünyada, gökyüzü sıkıcıdır. Güneş parlamıyordur ve binalar çoğunlukla yıkılmıştır. İnsanlar (eğer kaldıysa) can sıkıcı ve düşmancadır. İşe gitmek her zaman acı bir deneyimdir ve insanlar henüz kendi farklılıklarını keşfetmemiştir. Will Smith’in başrolünde oynadığı I am Legend (Ben Efsaneyim) filminde distopik bir dünya kurgusu vardır. Her taraf harabe, karanlık ve yıkıktır.

Ütopya ile Distopya Arasındaki Fark
Distopya

Çeşitli yayınlarda, distopik dünya, ütopik topluma biraz benzer olarak lanse edilir. O toplumu biraz daha derinlemesine incelediğinizde, aşırı kontrol, baskı ve istismar var olduğunu öğrenirsiniz. Bu açıklama pratikte vatandaşları kontrol etmek için büyük güç kullanılan polis devlet fikrine sığar. Bu bağlamda, gücü elinde tutan insanlar diğerlerinden çok daha gelişmiş ve ilerici olurlar ki bu durum farklı sınıf ve kastların belirgin bir şekilde ayrışmasını vurgular.

Ütopya ile Distopya Arasındaki Fark

Ütopya ile distopya arasındaki fark özetlenecek olursa;

  • Ütopyayı çoğu insan cennet olarak kabul eder. Herşey iyi ve mükemmeldir. Sosyal hayat, devlet ve dini sistemler arasındaki işler pürüzsüz ve dengeli bir şekilde devam eder.
  • Distopya ise ütopyanın tersidir. Herşey dengesiz, kaotik, karmaşık, kuralsız, kanunsuz, isyankar ve kirlidir.
  • Gücü elinde tutanların bu gücü kötüye kullanmasından dolayı, distopik toplumların  açıkça tanımlanmış kast sistemine sahip teknolojik açıdan gelişmiş olma eğilimleri vardır.

Ütopya ile distopya arasındaki fark özetle bu şekilde. Sizin de eklemek istedikleriniz varsa yorum bırakabilirsiniz.

PAYLAŞ

Sizin de söyleyecekleriniz varsa lütfen yazın