Yüzüklerin Efendisi Komplo Teorileri

0
525

Yüzüklerin Efendisi içerisinde binlerce mitolojik öğe ve referans barındıran 60’lı yılların hikaye serisi idi. Peter Jackson tarafından sinemaya uyarlanmasının ardından popüler kültürde büyük yer edindi. İnanılmaz detaylandırılmış bu fantezi dünya kurgusu, inanılmaz büyük bir hayran kitlesi ve inanılmaz mitolojik referanslar içerden hikaye elbette inanılmaz komplo teorilerine sahip. Tabii ki bu teorilerin pek çoğu doğrulanmamış, teori olmaktan öteye gidememiş bazılar ise absürditenin sınırlarından dolaşan teoriler. Gelin şimdi sırayla bu teorilere bakalım.

Yüzüklerin Efendisi Komplo Teorileri

10. Tom Bombadil ve Cadı Kral aynı kişiler

Yüzüklerin Efendisi Komplo Teorileri

Tom Bombadil Orta Dünya’nın kurgusal ve bir o kadar da gizemli karakterlerinden biri. Yüzüklerin Efendisi serisinin ilk filmi olan Yüzüklerin Kardeşliği’nde ilk kez gözükür. Yaşlı Orman’da kaybolan Frodo ve arkadaşlarına yardım eder ve yol gösterir. Onları ağaçların hışmından kurtarır. Genelde işleri gırgıra alan bir yapısı vardır. Bu nedenle Orta Dünya’nın ciddi toplantılarına davet edilmez. Pek çok insan kendisinin gelenek ve törelerden uzak bir karakter olduğunu söylese de kimse onun şeytani kötülükte biri olduğunu iddia edemez. Hobbitleri Old Man Willow entinden korumuş ve evine almıştır. Yine hobbitleri Barrow Wight’lardan da korumuştur. Genelde mavi parlak ceketiyle ormanda anlamsız maniler söyleyerek koşar durur. Görünüşte ormanda kendi halinde yaşayan ve şarkı söyleyen pasifist bir karakteri andırır ama bir teoriye göre hiç de öyle değildir.

Teoriye göre Tom Bombadil ve ve Angmar’ın Cadı Kralı aynı kişilerdir. Teoriyi ortaya atanlar her iki karakterin de hiç bir zaman aynı karede görünmediği gibi zayıf bir savla ortaya çıktı. Zayıf diyorum çünkü aynı karede gözükmeyen pek çok karakter vardı hikayede. Fakat sonraki aşamalarda öne sürdükleri ilginç ve güçlü savlarla teorileri oldukça güçlü bir hal aldı. Romanda Bombadil yüzüğü kısa bir süreliğine takıyor fakat üzerinde yüzüğün herhangi bir etkisi olmuyor. Frodo yüzüğü taktığı zaman ise Bombadil Frodo’yu görebiliyordu. Teoriyi öne sürenler bu özelliğin Cadı Kral’ın yüzüğü giyenleri görebilme yeteneğiyle aynı olduğunu söylüyor. Elrond konseyinin de yüzüğü Bombadil’e vermek istememe sebebi onun bu sorumluluğu taşıyamayacağı ve yüzüğü kaybedeceği yönündeydi. Tom Bombadil’in aynı zamanda Cadı Kral kimliği ile Barrow yaratıklarını oraya kendisinin yerleştirdiği ve sonra Hobbitlere yardım amacıyla oradan yine kendisinin kaldırdığı iddia edilir. Teoride tek açıklanmayan nokta ise Cadı Kral’ın neden vaktini böylesine iyi bir karakter olarak geçirme istemesidir.

9. Yüzük Büyük Günah’ı Sembolize Ediyor

yuzuklerin-efendisi-yuzuk-670

Tolkien koyu bir katolik idi. Dolayısıyla bazı katoliklerin onun eserlerini kendi inançları doğrultusunda yorumlamamaları anormal olurdu. Tolkien defalarca eserlerinin herhangi bir alegori, kinaye ve yönlendirme içermediğini ifade etmiş olsa bile pek çok katolik bunun tersini düşünür ve Tolkien’in eserlerinde dinin büyük etkilerinin görüldüğünü iddia eder. Buna göre yüzük Adem ve Havva’nın cennetten kovulmasına ve insanlığın düşüşüne sebep olan Büyük Günah’ı temsil eder. Frodo ise Hazreti İsa’dır. Elf’lerin yediği Lembas adı verilen ekmeğin de hıristiyanlığın sembolü olan ekmek olduğunu ve Tolkien tarafından bilinçaltı neticesinde seçildiğini ileri sürerler. Ekmek ve şaraptan oluşan Efkaristiya adlı kilise ayinini refere ederler. Teoriye göre Sauron da Orta Dünya’nın şeytanıdır.

8. II Dünya Savaşı Alegorisi

hiresimagesfromworldwarii2528142529

Tolkien her ne kadar eserlerinin herhangi bir gönderme içermediğini sert bir dille ifade etmiş olsa da okurlar her zaman bu tür göndermeleri ve alegorileri speküle etmiştir. Pek çok insan Yüzüklerin Efendisi serisinin Tolkien’in kendisinin de bizzat asker olarak katıldığı Birinci Dünya Savaşı’nın bir alegorisi olduğunu iddia etse de o bu iddiaları reddeder. Yine pek çok insan Tolkien’ın seriyi İkinci Dünya Savaşı için de doğrudan bir alegori olarak yazdığını iddia eder. Bu iddialara göre Hitler Sauron’dur ve Naziler Orc’lardır ve Saruman Joseph Stalin’e karşılık gelmektedir. Seride Gandalf’ı canlandıran Ian McKellan kendisinin de İkinci Dünya Savaşı boyunca sığınaklarda yaşadığını ve Tolkien’in böylesine travmatik bir savaştan etkilenmemesinin mümkün olmadığını söyler. Bilinçaltı olsun olması, Tolkien hiçbir zaman bu iddiaları kabul etmemiştir. Fakat şu da bir gerçek ki bir yazarın yazdıkları her zaman bilinçaltından bazı izler taşır.

7. Kartallar

tobycarr

Yüzüklerin Efendisi serisi ile ilgili en büyük eleştirilerden biri de kartalların neden doğrudan yüzüğü alıp Mordor’a götürmediğidir. Öyle olsaydı tabii hikayenin bir anlamı kalmazdı. Zaten romanda kartalların bağımsız kuşlar olduğu ve herkes tarafından sürülemediği ve sürücülerini kendilerinin seçtiği ve böyle olsa bile yüzüğü Mordor’a götürmeyi isteyip istemeyeceklerinin kesin olmadığı belirtilir. Ayrıca Sauron’un gözü bütün bir gökyüzünü radar gibi tarıyor ve kartalların bu radardan kurtulması imkansız gözüküyordu. Ork’ların oklarına hedef olma ve Nazgul’lara yem olma ihtimali de vardı. İşte internette dolaşan yaygın teoriye göre Gandalf her zaman kartalları kullanarak yüzüğü Mordor’a götürmeyi istemiş ama her defasından engellenmiştir. Planına göre kartalları en güvenli yoldan Mordor yakınlarına getirecek ve sonrasında oradan onlarla birlikte uçacaktı. Bu teoriyi destekleyen bir diğer nokta da Gandalf’ın Balrog ile savaşında düşeceği zaman “Fly, you fools! (Uçun, aptallar!)” demesidir. Burada Gandalf’ın yüzük kardeşliğine kartalları kullanmalarını söylediği iddia edilir. Bu teorinin çakıldığı nokta ise Gandalf dışında guptakilerden kimsenin kartallarla nasıl iletişime geçileceğini bilmemesidir.

6. İllüminati

İllüminati ve Masonluk Arasındaki Fark

Tolkien’in koyu bir katolik olması ve eserlerindeki alegorileri reddetmesine rağmen yine de inancının hikayelerinde etkisini gözlemlemek mümkün. Bazıları hatta onun İllüminati üyesi olduğunu ve İllüminati için çalıştığını iddia eder. Bu iddiayı öne sürenler Tolkien’ın İllüminati tarafından kullanılan bir kukla mı yoksa gönüllü mü olduğu noktasında emin değillerdir.

Teorisyenler İllüminati’nin modus operandi yani çalışma şeklinin vermek istedikleri mesajı başka insanlar üzerinden onları programlayarak verdiğini söyler. Teoriye göre yüzükler bu programın kontrol noktası şeklinde çalışır. Tolkien’in eserindeki yüzükler de işte bu İllüminati’nin karanlık lordları tarafından kitaba bilerek ve bir amaç için yerleştirilmiştir. Tolkien’in romanda kanbağını sık kullanması da İllüminati için önemlidir.

5. Gandalf = Iluvatar

Gandalf_the_White_returns

Tolkien’in kurgusal evreninde herşeye gücü yeten tek bir yaratıcı vardır o da Eru Ilúvatar’dır. İşte bu teori Gandalf’ın aslında Eru Ilúvatar olduğunu iddia eder. Mitolojiye göre Iluvatar evreni ve içindekileri yarattı fakat çok geçmeden işler ters gitmeye başladı. Tek bir yaratıcı tarafından önceden koyulan kurallarla yönetilmeyi herkes kabullenemedi. Iluvatar’ın ilk yarattıkları Ainur adında bir nevi meleklerdi. Türkçe’deki Aynur ismi belki buradan geliyordur. Bu meleklerden biri Melkor idi, daha sonra şeytan oldu ve Morgoth olarak adlandırıldı. Melkor Sauron’u kandırıp kendi emelleri için kullandı. İslamda ilk yaratılanlardan şeytanın isyan etmesi ve Adem ile Havva’yı kandırması gibi.

Morgoth yokedildikten sonra Sauron kötülük işlemeye devam etti. Onunla mücadele etmek de Gandalf’a düştü. Teoriye göre Gandalf Balrog ile savaşırken elinde Aron’un ateşini tuttuğunu söyler. Bu da Iluvatar’ın canlıları yaratırken kullandığı ateştir. Bu ateşi sadece Iluvatar kullanabildiğinden ve sadece onda bulunduğundan teoriyi öne sürenler bu nedenle Iluvatar’ın Gandalf ile aynı kişi olduğunu söyler. Bu şekilde Tanrı doğrudan olaylara müdahale etmemiş ve Gandalf kılığıyla savaşmıştır denir. Gandalf hep ortaklarının başı dara girdiğinden ortaya çıkar ve fiziksel olarak savaşmaz, sözleriyle herkesi etkiler ve yönlendirir.

4. Radagast Göründüğünden Farklı Biri Olabilir

Radagast-bird

Kahverengi Radagast ekranlarda ilk gözüktüğünde serinin hayranları arasında çok farklı tartışmalar oldu. Kitapta kendisinden çok az bahsedilen bu karakterin filmde canlandırılmayacağı düşünülüyordu. Peter Jackson’ın Radagast’ı çok absürt ve alakasız bir şekilde karakterize ettiği de söylendi. Teorilere göre kendisinden kitapta çok az bahsedilmesinin aslında karakterinin büyüklüğü ile ters bir orantısı vardı. Radagast kendisinden çok az bahsedilmesine rağmen Saruman ve Gandalf ile aynı sınıftandır. En büyük özellikleri arasında ağaçlarla ve hayvanlarla yani doğayla konuşabilmesi gösterilir. Radagast hayvanları casus olarak bilgi toplama amaçlı kullanır. Hatta kartallarla iletişime geçip onları Gandalf’a yardıma gönderenin de kendisi olduğu söylenir.

Radagast’ın yaşadığı ormanı hiç terketmediği ve oradan hiç çıkmadığı bilinir. Fakat The Two Towers’ta Aragorn Fangorn yakınlarında bir büyücü gördüğünü söyler. Gruptakiler bunun Saruman olabileceğini söyler fakat Aragorn bunu kabul etmez. Saruman’ın kafasında kukuleta var fakat benim gördüğüm büyücünün kafasında şapka vardı der. Gandalf’a sorduklarında o da kendisi olmadığını söyler. Bu durumda son ihtimal şapkalı büyücünün Radagast olduğu ve grubu yakından takip ettiğidir.

3. Dumbledore ve Grindelwal Mavi İstari’ler

310993_121176884650130_120725101361975_85832_1441609629_n

Gandalf, Saruman, ve Radagast haricinde isimsiz mavi elbiseli 2 büyücü daha vardır Tolkien evreninde. Bu iki büyücü de diğer üç büyücü ile birlikte eş zamanlı Orta Dünya’ya inmiştir. Diğer üç büyücü Sauron ile mücadele etmek için gönderilmişken bu iki mavi büyücü doğuya gönderilmiş ve bir daha kendilerinden haber alınamamıştır. Görevlerini tamamlayıp tamamlamadıkları, ölüp ölmedikleri veya kendilerini yaratana Iluvatar’a isyan edip etmedikleri hakkında hiç bir bilgimiz yok. Bu iki büyücü hakkında hiç bir şey bilinmiyor olması çeşitli spekülasyonlara ve teorilere yol açmıştır. Bunlardan en ilginci bu iki büyücünün Harry Potter evrenindeki Dumbledore ve Grindelwald olduğudur.

Teoriye göre Grindelwald’ın kullandığı Nurmengard hapishanesi Nuremberg ve Isengard kelimelerinin birleşimidir ve yine teoriye göre Dumbledore ve Grindelwald Iluvatar ve Valar’ın emirlerine uymayarak insanları kötülükten korumak için ne yapılması gerekiyorsa yapma yoluna girmişlerdir. Teoriye göre Dumbledore Grindelwald’ı yendikten sonra ve insanları Voldemort ve diğer geleek tehlikelere karşı hazır hale getirdikten sonra kendisi de ölmeye hazır hale geldi ve mezardan geriye dönmedi.

2. Yüzüklerin Efendisi büyücülüğü teşvik ediyor

Sonradan hıristiyan olan eski bir büyücüye göre Yüzüklerin Efendisi büyü ve cadı ökültünü tüm ABD’ye ve dünyaya yayarak ve hoş göstererek Şeytan’ın ordularına öncülük ediyor. Tolkien devrinde böyle bir kitabın yayınlanması bu külte önayak oldu ve ruhsal devrimi gerçekleştirdi. Tolkien’in seriyi sadece geceyarısı yazdığını ve 13 yıla yaydığını iddia ederler ki bu rakamın cadı ve büyücülükte bir anlamı olduğunu belirtirler.

1. Cadı Kral’ın Ölümü

eowyn

The Return of the King’in sonunda Eowyn ve Merry Witch-king of Angmar ile savaşır. Merry cadı kralı bıçaklar ve Eowyn de onu öldürür. Ölmeden önce cadı kral “No men can kill me (hiçbir insan/erkek beni öldüremez)” der. Bunun üzerine Eowyn maskesini çıkarır ve kendisinin erkek değil kadın olduğunu dolayısıyla onu öldürebileceğini söyler. Bazıları cadı kralı öldürenin Eowyn değil Merry olduğunu söyler.

Bazıları “No men can kill me” sözünün tüm insanlığı kastettiğini söyler. Dolayısıyla insan ırkından olmayan birinin onu öldürebileceği anlamına gelir bu. Bazıları da Merry’nin bıçağının Westernesse insanları tarafından bu tür yaratıkları öldürmek için yapıldığını iddia eder. Fakat Merry sadece bir kez bıçaklar cadı kralı ve asıl öldürücü vuruşu Eowyn yapar.

PAYLAŞ

Sizin de söyleyecekleriniz varsa lütfen yazın